Türkiye çevresel asbest haritası, environmental asbestos of Turkey

gönderen: P. Alexis
alıcı: “esrefatabey@gmail.com” <esrefatabey@gmail.com>
tarih: 8 Haz 2020 23:31
konu: environnemental asbestos
gönderen: brgm.fr

Dear Dr Atabey,

I got your contact through Aral Okay whom I did work with during my PhD on the Izmir Ankara suture zone back in 2010-13.

I am now working at the French geological survey. Amongst other I am involved in some project related to natural occurrences of asbestos in France.

Because I have been wandering a bit in the Turkish ophiolite and volcanics, I was wondering if there are project ongoing about natural occurrences of asbestos. We are currently mapping all occurrences of natural asbestos in France (1/50 000 scale) and making some susceptibility maps related to the new legislation on construction.

Looking forward to read your answer,

Best,

Alexis

 

Sevgili Dr Atabey,

İletişim bilgilerinizi 2010-13 yıllarında İzmir Ankara sütur zonu bölgesinde doktoram sırasında çalıştığım Aral Okay’dan aldım.

Şu anda Fransız jeolojik araştırmalarında çalışıyorum. Diğerlerinin yanı sıra, Fransa’da asbestin doğal oluşumları ile ilgili bazı projelere katıldım.

Türk ofiyolit ve volkaniklerinde biraz dolaştığım için, asbestin doğal oluşumları hakkında devam eden bir proje olup olmadığını merak ediyordum. Şu anda Fransa’daki tüm doğal asbest oluşumlarını (1/50 000 ölçekli) eşleştiriyoruz ve yeni inşaat mevzuatı ile ilgili bazı duyarlılık haritaları yapıyoruz.

Cevabınızı okumak için sabırsızlanıyorum,

En iyi,

Alexis

 

Sevgili Dr. Alexis

İlgine teşekkür ederim.

2006-2011 yılları arasında ‘’Türkiye Tıbbi Jeolojik unsurları ve halk sağlığı’’ projesi başkanlığını yaptım.

Tüm Türkiye’nin çevresel asbest haritasını tamamladım.

Türkiye’de çevresel asbestle ilgili yürütülen şu anda bir proje yok.

Türkiye’deki çevresel asbest dağılım haritası hakkında size bir makale ve bir kitap önereceğim.

Makalenin Türkçe nüshası ekte (abstract var).

‘’Eşref Atabey. 2015. Türkiye asbest haritası (Çevresel asbest maruziyeti akciğer

kanseri-mezotelyoma). doi • 10.5578/tt.8966. Tuberk Toraks 2014;63(3):199-219

Geliş Tarihi/Received: 19.01.2015 • Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 04.02.2015’’.

Kitap:

Eşref Atabey. 2017. Mineral Dusts and Health. 296p. Lambert Academic Publishing. ISBN:978-622-2-07140-6. Düsseldorf-Germany.

Kitabı yayınevinden internet yoluyla temin edebilirsiniz- Lambert Academic Publishing

Diğer kitap

Eşref Atabey. 2009. Türkiye’de Asbest, Eriyonit, Kuvars ve Diğer Mineral Tozları ve Etkileri.

MTA Yerbilimleri ve Kültür Serisi: 6, 191s. ISBN:978-605-4075-44-7. (Türkçe)

MTA Genel Müdürlüğü web sayfası internet yoluyla temin edilebilir-Ankara-Turkey.

Ayrıca  www.esrefatabey.com/category/asbest web sayfası linkine bakabilirsiniz.

web sayfasında Türkiyedeki çevresel asbest maruziyeti resimleri ve makaleler var.

https://www.youtube.com/watch?v=GNU5nOYLg6A&t=2283s

çevresel asbestle ilgili video ekte.

Sağlıklı günler dileğimle

 

Dr. Eşref Atabey

Jeoloji Yüksek Mühendisi

Tıbbi Jeoloji Uzmanı

Araştırmacı yazar

 

Linkler

Web: http://www.esrefatabey.com/

Facebook: https://www.facebook.com/esrefatabey54/?modal=admin_todo_tour

Facebook: https://www.facebook.com/esref.atabey.7

YouTube kanalı: https://www.youtube.com/channel/UCafLxYqTVUX80lPcVX18lOw?view_as=subscriber

Instagram: @esrefatabey

E-posta:esrefatabey@gmail.com

 

Dear Dr. Alexis Thank you for your interest.

Between the years 2006-2011 ” Turkey Medical geological factors and public health ”

I did the project presidency. I completed map of all Turkey’s environmental asbestos.

Carried out in Turkey does not have a project related to environmental asbestos at the moment. I offer an article and a book on the environmental distribution map asbestos in Turkey. Turkish copies of the article are attached (there is abstaract).

” Eşref Atabey. 2015. Turkey asbestos map (environmental asbestos exposure, lungcancer-mesothelioma). doi • 10.5578 / tt.8966. Tuberk Toraks 2014; 63 (3): 199-219Arrival Date / Received: 19.01.2015 • Date of Acceptance / Accepted: 04.02.2015 “. Book:‘’Eşref Atabey. 2017. Mineral Dusts and Health. 296p. Lambert Academic Publishing. ISBN: 978-622-2-07140-6. Dusseldorf-Germany’’.You can also get the book from the publisher via the Internet- Lambert Academic Publishing-Germany. Other bookEşref Atabey. 2009. Asbestos in Turkey, erionite, quartz and other mineral dust and Effects. MTA Earth Sciences and Culture Series: 6, 191s. ISBN: 978-605-4075-44-7. (Turkish)MTA General Directorate web page can be obtained via internet, Ankara-Turkey. You can also look at ‘’www.esrefatabey.com/category/asbest’’ web page link.
There are environmental asbestos exposure in turkey pictures and articles on your web page. https://www.youtube.com/watch?v=GNU5nOYLg6A&t=2283sThe video on environmental asbestos is attached. wish you a healthy day Dr. Eşref AtabeyGeological EngineerMedical Geology ExpertResearcher writer

Linkler

Web: http://www.esrefatabey.com/

Facebook: https://www.facebook.com/esrefatabey54/?modal=admin_todo_tour

Facebook: https://www.facebook.com/esref.atabey.7

YouTube kanalı: https://www.youtube.com/channel/UCafLxYqTVUX80lPcVX18lOw?view_as=subscriber

Instagram: @esrefatabey

E-posta:esrefatabey@gmail.com

Granit tezgahta radyasyon var mı? granitte radyasyon riski

Sayın Eşref Atabey;

İsmim … Endüstri Mühendisliğini bitirdim. Şu an ufak tefek ticaretle uğraşıyorum. Size ulaşma amacımsa işle falan alakalı değil. Tıbbı Jeoloji üzerine olan deneyimleriniz.  Size bu elektronik postayı şahsi sitenizdeki iletişim bilgilerinizde cep telefonunuza kadar yayımladığınız için bulduğum cesaretle yazdım. Ümit ederim değerli vaktinizi saçma sayılabilecek bir mevzuyla çalışmamışımdır.

Mevzu şu; annem uzunca bir zamandan sonra mutfakta tadilat yaptıracak haliyle ömürlük ve güzel bir şey istiyor. Tezgahta granit kullanalım dedik. Diğer alternatif çimstone denen yapay bir malzeme içeriği hakkında tek bildiğim kuartz kullanıldığı. Granitte beni korkutansa okuduğum bir kaç yazı. Uranyum, toryum gibi birkaç doğal radyo aktif elementi bulundurabilir deniyor ve hatta radon salınımı yaptığı da söyleniyor. Gerçi gezegenin yüzeydeki her şey bir parça radyoaktiftir. Kimi granit kayalar yakınına veya üzerine yapılmış evlerde yaşayan insanlarda bir huzursuzluk hali hatta hatta halüsinasyon görmeye bile sebep olabileceğini de daha önceleri duymuştum. Lakin bir parça granitten bunları beklemek saçma olur diye düşünüyorum. Ama insan annesinden bahsedince saçmada olsa her detayı düşünmek istiyor.

Size sorum deneyimlerinize göre granit mutfak tezgahlarındaki radyoaktivite veya radon salınımı gerçekten tehlike yaratacak kadar olabilir mi? Ayrıca yiyeceklerimizin de bu tezgahta hazırlanacağı da malumunuz. Evde sigara içen yok. Radonun sigara dumanıyla daha rahat ciğerlere ulaştığı söyleniyor.

Havalandırma çözüm olur deniyor. Tabi ışımaya bir çare yok.  Bildiğiniz gibi internette gerçekten ehil biriyle muhatap olup olmadığınızı bilmek zor. Bir mühendis ağabeyime bir mühendis kardeşi olarak annemin sağlığını düşünerek sordum. Cevabınız ne olursa olsun yardımcı olur. Vaktiniz çaldığım ve uzun tuttuğum için affedin.

SAYGILARIMLA

 

Sayın …

Mesajınızı alınca, bilgi almak isteyen, özellikle sağlık için bilgilenmek isteyen birisine yardımcı olacağım için mutlu oldum. Eğer benim önerilerime dikkate alırsanız sağlığınız ve ileride oluşabilecek kuşkulu durum için yararlı olur diye düşünüyorum.

Öncelikle şunu belirteyim, kayalar ve toprakta doğal radyasyon bulunur. Yapay radyasyon olmaz. Kayalar arasında, en fazla doğal radyasyon granit kayasında bulunmaktadır. Siz granit tezgah yapmak istiyorsunuz. Yaptıracağınız granit tezgahın hammaddesi Türkiye’den mi Çin’den mi onu kontrol ediniz. Çin granitlerinde doğal radyasyonun belirgin oranda yüksek olduğu biliniyor. Ama ne oranda olduğu konusunda radyasyon cihazıyla ölçmek gerekir. Yerli granitin de radyasyon doz hızını ölçtürebilirsiniz.

Bir kişinin yılda en fazla alacağı doz hızı sınırı  1,5-2 milisievert’tir.  Ölçüm değeri ile 24 ü çarpınız. Bir günlük doz hızını bulursunuz.  Bulacağınız değeri 365 gün ile çarpınız.  Bir yılda alacağınız radyasyon doz değerini bulursunuz. Mutfak tezgahının üstünde hiç kalkmadan 365 gün sürekli kalmalısınız ki eğer  granitte radyasyon yüksekse ancak belli oranda radyasyon alabilirsiniz. Yıllık doz hızına ulaşmanız hiç mümkün olamaz.

Endişe edecek hiç bir durum yok. Rahatlıkla granit tezgah yapabilirsiniz.

Evde sigara içen yok diyorsunuz. Eğer içen olsaydı yıllık doz hızı 106 milisievert olacaktı. Yani yıllık sınırın 100 katı. Sigara içen birisine yaklaşırsanız granit tezgahından daha fazla radyasyon almış olursunuz. Ya da sokakta, kapalı yerde, yakınızda sigara içen olursa, dumanını solursanız yine belli oranda radyasyon alırsınız. Hastaneye gittiğinizde çekilen her röntgen filminde, diş tedavisinde çekilen her filmde granitten alacağınız (eğer varsa) radyasyonun onlarca katını film çekimlerinden  almış oluyorsunuz. Örneğin bir defa film çekildiğinde ikinci, üçüncü için sorunuz. Niçin çekiliyor. Bir hastanede film çekildiğinde, başka bir hastaneye gittiğinizde film çekildiğinizi belirtiniz ve alacağınız radyasyon doz hızı miktarını hesaplatınız.

Size önemli bir önerim olacak. Kabul edip etmemek size ait. Niçin bir mermer tezgah tercih etmiyorsunuz? Granit tezgah pek hoş olmaz ve ileride renk atması olur. Granit içinde farklı mineraller vardır. Potasyum-40 gibi radyoaktif mineraller. Tezgahta gıda, sıvı ve besinler, bulaşık deterjanı, kir, pas temizleyici kimyasallardan hemen etkilenerek renk değiştirir ve granit orijinalliğini, özelliğini kaybeder.

Siz de üzülürsünüz. Oysa saf, beyaz mermer; kalsiyum karbonat bileşimlidir. Asitlerden bir miktar etkilense de renk değişikliği pek olmaz. Anneniz uzun yaşasın. Ömür boyu gider. Hem siz sürekli radyasyon var mı yokmu endişesinden kurtulur hem de beyaz, sağlam, görünüşü güzel bir tezgaha kavuşmuş olursunuz.

Sevgi ve saygılarımla

Dr. Eşref Atabey

Tıbbi Jeolog

esrefatabey@gmail.com

05358511161

NOT: Eğer anneniz bu bilgilerden sonra hala endişe duyarsa lütfen telefonla arayın ben kendisiyle konuşayım.

Kime: bana

Sayın Eşref Atabey

Bu kadar çabuk ve doyurucu bir cevap yazdığınız için çok teşekkür ederim. Sizin gibi uzman birinden aldığım tavsiyelerle kafamda bir soru işareti kalmadı. Annemde oyunu çimston tabir edilen malzemeden yana kullanacak, afyon mermeri çok beyaz dedi. Estetik kaygı güttü. Malumunuz hanımların işine karışmak bazen radyasyondan daha tehlikeli olabiliyor. Elbette espri yapıyorum. Gösterdiğiniz ilgiye ve ayırdığınız zamana sonsuz teşekkürler. Size sevdiklerinizle beraber uzun ve mutlu bir yaşam diliyorum.

Saygı ve Hürmetlerimle

 

mangal taşları

Sayın Sencer Ş

İlginiz için teşekkür ederim. Öncelikle, Mangal alırken TSE ve CE belgesi olup olmadığına bakılmalı. Yeni yasa ile CE Belgesi zorunlu oldu. İnternette bulduğunuz “lav taşlı mangal” “granit taşlı mangal” ve “mermer taşlı mangal”  diye adlandırılan taşlar;  ısıya dayanıklı ve ısıyı üzerinde toplayan, ıslatılsa bile (belli dereceye kadar) patlayıp herhangi bir istenmeyen sonuç yaratmayacak taşlardır. Bildiğim kadarıyla Piknik tüpü tipi Taşlı Mangallar ile duman ve is problemi olmamakta. Gazı ve gazın yanma aşamasında çıkardığı bütün zararlı maddeleri tutması, için daha çok gözenekli olması gerekir. Mangal taşı olarak; pomza-perlit, bazalt, bazalt cürufu, kayrak taşı, magnetit-hematitli-manganlı demir taşları, farklı mermer türleri, granit, granodiyorit, diyorit, gabro, siyenit, peridotit gibi taşlar kullanılabilmektedir.

Lav taşı; denilen taş aslında jeolojik olarak adı POMZA’dır. Yani halk dilinde topuk taşı, sünger taşı diye anılan taştır. Bu taş beyaz, bej renkte oldukça gözenekli olup, bileşiminde ağırlıklı silisyum vardır.

Bazalt taşı; siyah, gri, kahverengi, kırmızı olabilir. Cüruf dediğimiz cinsi süngerimsi, gözeneklidir. Genellikle demirli, kalsiyumlu olabilir.

Demir taşları; limonit-hematit-magnetit gibi mineral içerir, mangan içeren taşlar olabilir. Bunların gözenekliliği daha azdır. Bunlar sarı, kırmızı, kahverengi, siyah olabilir.

Mermer taşları; farklı cinste ve özellikte olabilir. Mermer; jeolojik olarak yüksek basınç ve ısı altında başkalaşım geçirmiş rekristalize kireçtaşı kayasıdır. Ancak ticari olarak cila tutan her kayaca mermer adı verilmektedir. Bu durumda magmatik (granit, siyenit, gabro, serpantin, peridotit), volkanik (pomza, andezit, bazalt vd.), sedimanter (kireçtaşı, taraverten) her türlü kayaç mermer olma özelliği bulunmaktadır.

Granit taşları; granitik kayaçları kapsar. Granit, granodiyorit, siyenit gibi. Bunların bileşiminde ortoklas, feldispat, pegmatit oranı önemlidir.

Mangal taşlarının kullanım süreleri; kullanım sıklığına ve genelde pişirilen yiyeceğin yağ oranı ve gözeneklerinin kapanıp kapanmadığı ile ilgilidir. Kullanım süresince taşın genel durumuna bakarak (ör. Gözenekli ise gözenekleri kapanıp kapanmadığına) yenisi ile değiştirilmelidir. Mangal taşları kullanımdan önce iyice temizlenmelidir. Deterjan, asidik sıvı atıkları, katran, yağ artığı vd. kalıntı olmamalıdır. Taşın ısıdan dolayı olası patlamasına karşın, taşın birkaç noktasından sabitlenmesinde yarar olacağını düşünmekteyim. Kırıklı, çatlaklı, çok renkli taşlar kullanılmamalı, daha ziyade, özellikle pomza, bazalt türü taşlar tercih edilmelidir. Mangal için kullanılan taşların, mangal kömürüne göre daha sağlıklı olduğu söylenebilir. Mangallar kapalı alanlarda kullanılmamalıdır.

Saygılarımla

 

Dr. Eşref Atabey

sencer s
18 Haz (9 gün önce)
Sayın Hocam son derece bilgilendirici oldu. Kıymetli zamanınızı ayırıp cevap verme nezaketinde bulunduğunuz için çok teşekkür ederim.

 

Çanakkale, Ayvacık, Küçükkuyu’da doğal radyasyon

Eşref Bey merhaba,                                                          24.11.2016
1 haftadır radyasyonla ilgili yazılarınızı incelerken, Ayvacık İlçesinin Küçükkuyu’ya uzanan bölümündeki köylerle ilgili detay bilgileriniz dikkatimi çekti. Kayalar Köyünde tanıdıklarımız var ve oraya gidiyoruz. Bende bu aralar artık bir ev yapma kararı alma aşamasında yazınızı gördüm. Kayalar olmasa bile, Ahmetçe-Sazlı-Kozlu-Büyükhusun-Koyunevi-Balabanlı köylerinden birini tercih edeceğim. Kayalar başta olmak üzere, radyoaktiviteden en az etkilenebileceğim yeri sormak istedim size bu saydıklarından? Bu arada sigara içiyorum ve aldığım oksijenin kaliteside alerji seviyemi etkileyebiliyor.
Saygılarımla.
S…

Sayın S…                                                                         25.11.2016

Öncelikle ilginiz için teşekkür ederim. Sağlığınızı düşünmedeki hassasiyetinizi ve tedirginliğinizi anlıyorum. Kaygılarınızla ilgili bilgi için öncelikle bahsettiğiniz köylerdeki doğal radyasyonla ilgili; www.esrefatabey.com.tr ya da www.tıbbijeoloji.com kişisel web sayfamda; ”Tıbbi Jeoloji” altındaki ”Tıbbi jeoloji Yazıları” na giriniz ve oradaki ”GEYİKLİ-ADATEPE SAHİLİ (EZİNE)-AYVACIK-KÜÇÜKKUYU DOĞAL RADYASYON KAYNAKLARI” makalesini okumanızı önereceğim. 2. olarak ta ”Soru-Cevap” kısmı altındaki Ayvacık-Büyükhusun köyünde radyasyon ve diğer o yöreyle ilgili daha önce bahsettiğiniz yerlerden gelen sorular ve cevapları incelemenizi önereceğim.

 

Bu önerdiğim yazıları okuduktan sonra da tereddüt olduğunda tekrar yazınız. . Sigara içmekten, içtiğimiz sudan, havadan, gıdalardan, topraktan vücudumuza doğal olan radyasyon alırız. İnsan vücudunda da belli oranda doğal radyasyon vardır. Hastalanınca hastanede  farklı yöntemlerle çektirilen röntgen, ultrason, MR, PET vd iyonize radyasyon alırız. .

İnsanların radyasyon doz hızı sınırı yılda 2-5 milisievert/saat arası olduğu belirtilmektedir. Sonuç olarak bahsettiğiniz yerlerde yaşamaktan dolayı alacağınız radyasyon doz hızı yılda 2-5 milisievert/saati geçmeyecektir. Bir hastanede çektirilen röntgen filmlerinden, daha fazla radyasyon alınmaktadır.

Sigara içtiğinizi belirtmektesiniz. Günde 20 adet (bir paket) sigara içen bir kişi yılda 106 milisievert/saat radyasyon aldığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Dolayısıyla sağlık yönünden tedirginlik yaşadığınız; bahsettiğiniz köylerle ilgili alacağınız doğal radyasyon önemsenmeyecek ölçüde dersek, sigara içmekten dolayı alacağınız radyasyon bunun onlarca katı olacaktır.

Sağlıklı günler temennimle

Dr. Eşref Atabey

Tıbbi Jeoloji Uzmanı

 

Sayın S…

Radyasyon Fizikçisi Dr. Yüksel Atakan’ın 2006 yılında TÜBİTAK Bilim teknik dergisinde yayımlanan;

‘’TÜTÜNDEKİ RADYOAKTİVİTE, SİGARA TİRYAKİLERİNİN ALDIĞI RADYASYON DOZU VE KANSER RİSKİ?’’ başlıklı yazıyı www.esrefatabey.com.tr kişisel web sayfamdaki ‘’Tıbbi Jeoloji Yazıları’’ kısmında bulabilirsiniz.

Ayrıca geniş bilgi için;

1-Yüksel Atakan. Radyasyon ve Sağlığımız kitabı. Ankara Nobel kitabevi yayını

2-Eşref Atabey. ”Türkiye’de doğal radyasyon kaynakları ve tıbbi jeolojik etkileri” MTA Yerbilimleri ve Kültür serisi-10 adlı  kitabı edinebilirsiniz.

Saygılarımla

Eşref Bey tekrar merhaba,                                                  25.11.2016

Öncelikle geri dönüşünüz ve ilginiz için çok teşekkürler. Belirttiğiniz internet adresleri üzerinden 2 gündür inceleme yapıyorum ve soru soran kişilere verdiğiniz cevaplarıda detaylıca inceledim.

2 husus size mail atmama sebep oldu açıkcası; tıbbi jeoloji dosya 228 de bulunan aşağıdaki kamu raporu alıntısı, konuya yoğunlaştığım birinci husus oldu. Çünkü, kamu oyunda temiz hava-sağlıklı yiyecek kaynağı-fiziksel hareketin yoğun(insan sağlığı açısından pc başında oturan insanlar değiller örneğin) olduğu bu bölgedeki insanların, neredeyse % 20’yi bulan kanser/ölüm oranı jeolojik sebepleri kafamda daha fazla öne çıkardı ?

2.husus ise aynı dosyada bulunan haritada, Kayalar Köyü ile Kozlu Köyü arasında bulunan Sazlı Köyünün jeolojik yapısının radyoaktivite içeren fosfat nodüllerinden (tmar işareti) değilde, çakıltaşı/kumtaşı gibi oluşumlardan oluştuğunu gördüm ? Bu hususuda sizden teyit almak istedim. Raporda köyün adıda geçmiyor çünkü ?

” Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2001 yılında yapılan epidemiyolojik çalışmada; Ahmetçe, Büyükhusun, Kayalar ve Kozlu köylerinde son 5 yılda ölen 170 kişinin 37’si, Yeşilyurt, Nusratlı ve Arıklı köylerinde ölen 88 kişinin 14’ü, Bademli, Koyunevi ve Behram köylerinde ölen 50 kişinin 9’u kanserden ölmüş olup, söz konusu köylerdeki toplam ölümlere göre kanserden ölüm oranının % 15-18 arasında değiştiği belirtilmektedir. ”

Serkan Bey

Bahsettiğiniz köylerin birinde rahatça yaşayabilirsiniz. Fosfat nodülleri bulunan kayalar köylerde yoğun değil. Kaldı ki yıllık doz hızının aşılması da mümkün değil. 2001 yılındaki Çanakkale il sağlık müdürlüğünün araştırmasında kanserden ölenler içinde radyasyona bağlı ölüm sayısı soru işareti. Kanserden ölüm sebepleri farklı kanser türlerinden olduğu sayılmış. Bende rapor var. Doğrudan yaşadığı ortamdaki radyasyondan kanser olduğuna ait kanıt yok.

Bahsettiğiniz köyler içinde Nusratlı köyü kuzeyindeki kayalarda (taşocağı olarak işletilen) yoğun fosfat nodülleri var. Ahmetçe köyü kuzeyinde de MTA’nın 1978-1979 yıllarında yaptığı uranyum araştırmalarında yoğun radyoaktivite saptanmış ve bu alanlarda uranyum cevheri bulunmakta ancak işletilmemiştir. Tıbbi Jeoloji yazıları altındaki ”Çanakkale doğal radyasyon kaynakları adlı makalede var.

saygılarımla

Eşref Atabey

Eşref Bey çok teşekkürler.

Sizden bilgi/görüş aldığıma çok memnun oldum.

Syg.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çanakkale, Ezine, geyikli, radyasyonlu kumlar, Geyikli plaj kumları radyoaktif mi?

Adı Soyadı : Handan K.

Eposta Adresi :

Cep Telefonu :

Mesajı :

Merhaba, bu sene Geyikli’den yazlık satın aldıktan sonra bu yörenin jeolojik yapısından kaynaklanan yüksek radyasyondan haberdar oldum. Araştırmalarım sonucu sizin beyanatlarınıza rastladım. Dalyan köyü ve Odunluk İskele arasında kalıyor evimiz. Burada deniz, kum, hava veya topraktaki radyasyondan kaynaklı sağlık riski nedir acaba? Bu konuda detaylı araştırma yapılmış mıdır ve nasıl ulaşabilirim? saygılar..

Sayın Handan K.

Öncelikle sağlıklı günler diliyorum. Eviniz hayırlı olsun. Bahsettiğiniz sahillerde Türkiye Atom Enerjisi kurumu 2005 yılında radyoaktivite ölçümleri yapmıştır. Değerler insanların yıllık sınır doz değerleri çok altında kalmaktadır.

Geyikli Hantepe sitesi suyunda beta değeri 0,02 Bq/l, Hantepe sahil kumu doğal radyonüklid değeri  <5 kBq/kg, Dalyan sahil kumu doğal radyonüklid değeri <0,37 kBq/kg, Dalyan köyü radyasyon doz hızı 0,16 mikroSievert/saat, Geyikli iskelesi kumu 0,60 mikrosievert/saat radyoaktivitesi ölçülmüştür (Can, 2008; Atabey, 2013). Bir insanın yıllık radyasyon doz hızı sınırı 1,2-2 milisievert/saat sağlık için uygun bulunmuş. Değerlere bakıldığında sağlık için risk taşımadığı görülmektedir.

Şunu da göz önünde bulundurmak gerekir. Radyasyon fizikçileri, uzmanlarına göre radyoaktivitesi çok yüksek yerde, Radyoaktif kumların üzerinde yılın 365 günü sürekli zamanınızı orada geçirmeniz gerekir. Radyasyonu sahilde uzanırken, şezlonda yatarken, ayakta sabit ya da yürürken, kumlardan uzaklaşıldığında, vd. faaliyetlerde farklı etki altında kalınır. Yazlıklarda ya da plajda yılın belli zaman dilimi geçirilmekte, günün belli zaman dilimi harcanmakta, kişinin vücut ağırlığı (ortalama 70 kg insana göre) tüm hesaplamalardan sonra yıllık doz hızı ortaya çıkmakta. Dolayısıyla doz hesaplamaları buna göre yapılmalı ve yıllık sınır doz bu şekilde ortaya çıkmaktadır. Ölçüm değerlerine bakıldığında sizin için endişelenecek hiçbir durum görülmüyor. Rahat olunuz.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki 2 kaynağa bakabilirsiniz.

Eşref Atabey. 2013. Türkiye’de doğal radyasyon kaynakları ve tıbbi jeolojik etkileri. MTA Yerbilimleri ve Kültür Serisi: 10,

Bu kitabı, MTA Genel Müdürlüğü WEB sayfasında www.mta.gov.tr

satışta olan yayınlar kısmına girip, oradaki kitabı temin etme bilgilerini alarak, sanıyorsam ödemeli kargo ile gönderiyorlar. Bu kitabın 12-18 sayfaları arasındaki bilgiler tamamıyla Geyikli-Ayvacık’taki doğal radyasyon kaynakları hakkındadır.

Can, Ş. 2008. Çanakkale ilindeki son gelişmeler ışığında radyolojik değerlendirmeler. Radyasyon ve Çevre Sempozyumu Kitabı (Eds: O. Demircan, M. E. Özel, H. Göktaş), 6-18, 29-30 Haziran 2006. Çanakkale.

Bu makale Radyasyon ve Çevre Sempozyumu Kitabı içinde olup,  eser Çanakkale 18. Mart Üniversitesi, Fizik Mühendisliği Bölümü yayınıdır. Fizik bölümünde mevcut olması ya da arşivinde olması gerekir.

Ayrıca www.esrefatabey.com

Özel web adresinde ‘’Tıbbi jeoloji yazıları’’ kısmı içindeki makalelerden radyasyonla ilgili olanları ve Ayvacık-Geyikli ile ilgili radyasyon makaleleri’’ bulunmaktadır. Yine ‘’Soru-cevap’’ kısmında; önceki yıllarda sizin gibi yazlık, almış ya da zeytinlik, köy evi, alacak olanların, orada oturanların radyasyonla ilgili endişeleri, bakımından istedikleri bilgilere de yer verilmiştir: WEB sayfasından da yararlanabilirsin.

Sağlıklı günler temenni ederim.

Saygılarımla

Dr. Eşref Atabey

Jeoloji Yüksek Mühendisi

Tııbbi Jeoloji Uzmanı

Tel: 0 535 851 11 61

Tekrar Merhaba,

Eşref Bey, kitabınızı en kısa zamanda edineceğim.

TAEK sitesini incelediğimde Ezine Bölgesi doğal radyasyon diğer bölgelere kıyasla epey yüksek görünmekte. Bölgede bulunan Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesine sahip Kestanbolu Kaplıca’sının buna bir etkisi, çevreye bir yayılımı var mıdır? Sadece deniz kumu ve deniz suyu ile mi alakalı yoksa yer altı suları ve toprak, dolayısı ile tarım ürünleri ile alakalı bir durum söz konusu mudur?

Şimdiden yanıtınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla..

Sayın Handan K.

Sorunuzun cevabı aşağıdaki yazıda bulunmaktadır.

‘’Geyikli sahili gerek uzunluk ve gerekse kara içlerine doğru Kum Burnu-Çamoba köyü-Geyikli Beldesi-Hantepe sahili arasında yayılımı geniş olan bir çakıl, kum, silt ve topraktan oluşan bir alüvyon alandır. Alüvyon ovası ve plaj kumları Kestanbol Granitoyidini ve metamorfik kayaları oluşturan malzemenin milyonlarca-binlerce yıl jeolojik zamanda ayrışıp, taşınarak gerek sahilden kara içlerine doğru ve gerekse sahilde depolanmasıyla şekillenmiştir. Taşınan malzemeyi söz konusu kayalara ait sarı ve siyah renkli kumlar oluşturur. Çamoba-Hantepe arası sahilde radyoaktif siyah kumlar bulunur. Farklı zamanlarda yapılan radyoaktivite ölçümlerinde sarı ve siyah kumlarda farklı radyasyon değerleri saptanmıştır (Atabey, 2008a, Atabey ve Ünal, 2008).

Hantepe plajındaki siyah kumlarda doz hızı ölçüm sonuçları her biri µSv/h olarak yüzeyde: 12,00-13,5 µSv/h, yüzeyden 5 cm yükseklikte: 10,30 µSv/h, 50 cm’yükseklikte: 10,30 µSv/h, 70 cm yükseklikte: 3,91-4,20 µSv/h, sarı renkli kumların yüzeyinde ise: 10,06-12.20 µSv/h  radyasyon doz hızı ölçülmüştür. Sahilde 10 m genişliğinde yüzeyleyen alandaki siyah, magnetitli kumlarda radyasyon doz hızı: 8,15-9,64 µSv/h’dir.

Radyoaktiviteye neden olan minerallerin torit ve uraninit olduğu tespit edilmiştir. (Andaç, 1971). Kıyı kumlarının bileşimlerinden olan radyoaktif minerallerin kökeni Geyikli çevresinde yüzeyleyen granitik kayalardır. Granitik kayalar içindeki bazı aplit damarlarında 0,95-1,40 arası doz hızı ölçülmüştür. Granitik kayalarda özellikle hornblend içinde manyetit, titanit, apatit ve zirkon bulunmaktadır. Torit ve uraninit gibi radyoaktif mineraller de gene hornblend içinde olup, hornblend içinde bir radyoaktif hale meydana getirmektedir (Andaç, 1971).

Yılmaz-Şahin ve diğerleri (2004, 2006), Örgün ve diğerleri (2005), Atabey (2008a), Atabey ve Ünal (2008) tarafından yapılan araştırmada, Ezine ilçesi Aladağ köyü çevresinde bulunan granitoyidik kayalar radyasyonlu kumların kaynak kayasını teşkil etmektedir. Kestanbol Plütonu 232Th bakımından zengindir. Yılmaz Şahin ve diğerleri (2004) tarafından, 238U aktivite derişim (konsantrasyon) aralığı 90,7-360,6 (ortalama 174,78), 232Th aktivite derişim aralığı 110,2-340,8 (ortalama 204,69), 40K aktivite derişim aralığı 671,1-1572,3 (ortalama 1171,95) Bq/kg ölçülmüştür. Aladağ köyü altere siyah siyenit kayasında ölçülen radyasyon doz hızları µSv/h olarak: 1,11-1,36, pegmatit damarında: 0,65-0,85, granit zonunda: 0,93-1,40’dır.

Canbaz (2007) tarafından yapılan ölçümlerde ise; Kestanbol granitinde  226Ra 78-531 Bq/kg,  232Th 120-601 Bq/kg,  40K 107-1522 Bq/kg olarak saptanmıştır. Hantepe plaj kumunda  226Ra 66-6048 Bq/kg, 232Th 72-12537 Bq/kg, 40K 872-2905 Bq/kg, Geyikli plaj kumunda  226Ra 465 Bq/kg,  232Th 459 Bq/kg, 40K 2570 Bq/kg, Dalyan plaj kumunda 226Ra 166-369 Bq/kg, 232Th 72-566 Bq/kg, 40K 11123-1347 Bq/kg, diğer plaj kumlarında da 226Ra 118-440 Bq/kg, 232Th 99-510 Bq/kg, 40K 1039-1396 Bq/kg olarak tesbit edilmiştir.

Sahildeki kumlar karanın içlerine doğru yayılmış ve Kumburnu ile Hantepe arasında geniş bir alüvyon alanı oluşturmuştur. Sedimantolojik olarak bu kumlar milyonlarca-binlerce yıldan bu yana granitik kayaların ayrışması, erozyonla kıyıya taşınması ve dalgalarla işlenmesi suretiyle çökelmiş ve çökelimi devam etmektedir (Atabey, 2006)’’.

Yazı, Eşref ATABEY. 2013. Doğal radyasyon kaynakları ve Tıbbi jeolojik Etkileri. MTA Yerbilimleri ve Kültür serisi 10, kitabından alınmıştır.

Geniş bilgi ve resimler için kitaptan yararlanabilirsiniz.

Saygılarımla

Dr. Eşref ATABEY

Jeoloji Yüksek Mühendisi

Tıbbi Jeoloji uzmanı

Teşekkür ederim

 

Oldukça ayrıntılı. Fakat ben ilk mailinizi esas alıp içimi ferah tutayım en iyisi, zira sorumun cevabını bu yazıdan çıkaracak bilgiye sahip değilim ne yazık ki 🙂

ilginiz için tekrar teşekkürler. .

Saygilar..

Sayın Handan K.

Haklısın. Konuyu derinliğine anlamak için bilimsel ve araştırma verilerini sunmaya doğru gidiliyor. Bahsettiğiniz, Kestanbol kaplıcasından, bitkilerden çevreye etkileyecek kadar radyasyon yayılmaz. Kaplıcalarda radon gazı çıkışı olur. O da kaplıcaya girenleri etkiler.. Kestanbol kaplıcasında radon gazı var mıdır, ölçülmesi gerekir. Doğal radyasyon; kayaçlarda, toprakta, suda, kozmik ışınlarda ve insan vücudunda olur. İnsanların vücudunda belli oranda doğal radyasyon vardır, zaten. Bunu sudan, yiyeceklerden, havadan alır alır. Bu doğaldır. İçtiğimiz sudan alınabilir ki, bunun düzeyi çok çok düşüktür. En fazla etki toprak ve radyoaktiviteli kayaçlar üzerinde yılda sürekli yaşandığında ve yıllık dozu çok çok aştığında risk olabilir.

 

Geyikli sahilindeki plaj kumlarından siyah olanlar radyoaktif. Sarı ve açık renkli olanlarda radyoaktivite yok. Kumların kökenini, önceki mesajımda bilimsel olarak açıklamıştım. Kumların kökeni Geyikli-Ezine yolu tarafındaki granit ve metamorfik kayalar. Bu kayalardan binlerce-milyonlarca yıldan beri aşınarak kıyıya taşınan kumlar orada çökelmiş, plaj kumlarını oluşturmuş. Bu kumlar sürekli orada var olacaklar.

Ancak siyah kumlar üzerinde uzanıp bütün yıl ve yıllarca yüzüstü yatılırsa ki, belki yıllık radyasyon doz hızı sınırı olan 1,5-2 milisievert değeri aşılabilinir. Bu da mümkün görünmemekte. Sizin bulunduğunuz yerde böyle bir durumumda yok.

Dolayısıyla rahat olmanız, endişe etmemeniz gerekir.

Saygılarımla

Eşref Atabey

İyonlaşmış radyasyonla ilgili bu yıl şubat ayında yeni çıkan bir yayın;

Yüksel Atakan. 2014.Radyasyon ve Sağlığımız. Nobel yayınları. Kitabından yararlanabilirsin. İstanbul’da kitapçılarda olması gerekir. Kitapta yapay radyasyonla ilgili tüm bilgiler mevcut. Orada tüm doz hesaplamaları da var. Ne kadar ışımaya maruz kalınırsa ne olur gibi. Benim kitabım doğal radyasyonla ilgili. Y. Atakan’ın kitabı iyonlaşmış (yapay) radyasyonla ilgili. Birçok soruya açıklık getireceğini düşünmekteyim. Aslında 2 kitap bir arada bulundurulması gerekir.

Eşref Bey,

Vakit ayırıp yanıt verme nezaketiniz için tekrar teşekkür ediyorum. Oldukça ayrıntılı ve anlaşılır bir yanıt olmuş. Kitapları edineceğim mutlaka.

İyi çalışmalar. .

Saygılar..

 

Deterjan, bor minerali

Adı Soyadı : T.Ç.                                                     5 Ocak 2017
Eposta Adresi : …
Cep Telefonu :
Mesajı: Sayın hocam sitenizi ilk defa gördüm ve çok memnun kaldım. Yazılarınızı hep takip ve tavsiye edeceğim. 13 aylık bir bebeğim var. Sağlıklı yetiştirmek için Mücadele ediyorum sitenizi de bu vesileyle buldum. Çocuk yetiştirirken Yeme içmeden oyuncakta kullanılan materyallere tekstilden evde kullanılan deterjanlara kadar dikkat edilmesi gerektiğinin bilincinde olsam da bilgi azlığı ve zaman darlığından dikkat edemediğim oluyor. Sizden ricam piyasada doğal diye satılan ve adı duyulmuş olan deterjanlar ne kadar doğal? Doğal çamaşır ve bulaşık makinası deterjanı üretmek mümkün mü alırken hangi ibarelere dikkat etmeliyiz? En kısa zamanda aydınlatmanız dileği ile saygılar.

 

Sayın T.Ç.                                                              5 Ocak 2017

İlginize teşekkür ederim. Öncelikle ben bir hekim, bir kimyacı değilim. Mesleğim Jeoloji Yüksek Müh. Tıbbi Jeoloji Uzmanıyım. Kimyasallarla ilgili doğrudan çalışmam yok. Bahsettiğin konuyla mesleğimi, doğal deterjanlar içinde kullanılan boraks ile ilişkilendirebilirim. Doğada bulunan bor minerallerinin rafine edilmiş halinden birisi boraks dekahidrattır. ‘’Sabun ve deterjanlara mikrop öldürücü (jermisit) ve su yumuşatıcı etkisi nedeniyle %10 boraks dekahidrat ve beyazlatıcı etkisini artırmak için toz deterjanlara %10-20 oranında sodyum perborat (mono veya tetra olarak) katılmaktadır. Sodyum perborat (NaBO2H2O2.3H2O) aktif bir oksijen kaynağı olduğundan etkili bir ağartıcıdır’’ (www.boren.gov.tr). Doğal deterjan hakkında bildiğim ve anladığım kadarıyla düşüncelerimi aktarmak isterim. Eskiden atalarımız, anne, babalarımız şehirlerde yaşamıyor iken, deterjan, çamaşır makinası çıkmamış iken; doğal temizlik malzemesi olarak yörede yapılan sabun kullanıyordu. Nüfus arttıkça, çamaşır makinası çıkınca buna bağlı olarak kimyasal çamaşır deterjanları çıktı. Köyde eskiden çamaşırlar, bir kazan içine meşe külü konur, kaynatılır, kazandaki su alınarak çamaşır tokuçlanarak elde yıkanırdı. Bu tabi çok zor ve yorucu bir işti. Bilhassa kadınlar için eziyet gibi bir şeydi. Hala bu şekilde çamaşır yıkayanların olduğu azımsanmayacak sayıdadır.

Doğal deterjan dedikleri nesnenin, sabunu rendeleyerek, içine boraks, sodyum bikarbonat, limon ya da lavanta yağı gibi ek malzeme su ile karıştırılarak yapıldığını biliyorum. Yumuşatıcı içinde sirke konulmakta. Ancak lekeleri çıkarmak için önce karbonat ve sirke ekleyip bir fırça ile ovalayıp ondan sonra yıkanması gerekmekte. Çamaşır makinasına da belli miktarda konularak yıkama sağlanmakta. Ancak evde yapılan doğal deterjanın çamaşır makinasına uyumu nasıl sağlayacak; her makinanın deterjanı kullanma talimatı farklı. Tabii ki bu az nüfusu olanlar için evde yapılabilir. Çok nüfuslu bir aile düşünün, yeteri kadar doğal sabun yapacak, çamaşırı elde yıkayacak. Bu kolay iş değil. Bunun için kimyasal deterjanlar üretilmiş, pratik, insanı yormayan bir teknoloji tercih edilmiş. Doğal deterjan denilen ve piyasada olan şey de fabrikasyon olarak üretilenidir.

Piyasada satılan doğal deterjanlar gerçekten kimyasal olmayanmıdır? Soru işareti. Güvenebilir miyiz, bilemiyorum. Ticari amaçlı her şeye yeni bir ad, özellikle doğal kelimesi ekleyerek müşteriyi etki altına alabilme olabilmektedir. Doğal mı olduğunu kendimiz araştırmak durumunda kalıyoruz. En iyisi evde yapmak. İnternette doğal sabun yapımıyla ilgili yazılara rastladım. Aşağıda bir tanesini verdim. Belki yararlı olabilir.

Sağlıklı günler dileğimle

Arsenik mineralleri, realgar, orpiment

…30 Nisan

Kime: bana

Sayin Dr. Jeo. Y. Muh. Esref Atabey,

Cok kisa zamanda verdiginiz cevaba ve ekinde bulunan Arsenik tablolarina cok tesekkur ederim. Makalenizde bahsi gecen Emet bolgesindeki Bor yataklarimizdaki Realgar ve Orpimentden baska  ücüncü Arsenik Mineralinin adini, rengini ve formülünü  ogrenmek istemistim. Bizde bu iki mineralden baska Arsenikli Bor yok herhalde.  Guney Amerika’daki Bor yataklarında var olduğunu  biliyorum.

Saygilarimla

Sayın Dr. …

Ekte arsenik minerallerinin mineral ve mineral grupları adları ve formüllerini gösteren çizelge gönderiyorum. Bu çizelge Eşref Atabey. 2009. Arsenik ve Etkileri kitabının 5. inci sayfasında yer almaktadır.

Saygılarımla

Dr. Eşref Atabey

Çizelge1- Genel mineral örnekleri ve arsenik mineral grupları (O’ Day, 2006 ve Atabey, 2009)
Elementel arsenik Doğal arsenik As
Arsenolamprit As
Arsenik (+3) oksitler Arsenolit As2O3
Claudelit As2O3
[AsO2] grubu NaAsO2
Cu2+ (AsO2)2
Cu2+ (AsO2)(OH)
[As2O4]2- grubu Trippkeit Cu2+ As2O4
Leiteit ZnAs2O4
Manganarsenit Mn2+3As2O4(OH)4
[AsO3]3- grubu Reinerit Zn(AsO3)2
Rouseit Pb2Mn2+(AsO3)2.2H2O
Cafarsit Ca8(Ti, Fe2+,3+,Mn)6-7(AsO3)12.4H2O
[As2O5]4- grubu Pb2As2O5
Gebhardit Pb8(As2O5)2OCl6
Arsenic (+5) oksitler X P ya da As olabilir, bazen V olabilir.
Apatit grubu

A5(XO4)3(OH, F, Cl)

A: Genellikle büyük iki değerli katyondur (Me2+), örneğin Ca, Ba, Pb, Sr
Johnbaumit Ca5(AsO4)3(OH)
Mimetit Pb5(AsO4)3(Cl)
Adelit grubu

 AB (XO4)(OH)

A: Ca, Pb; B Fe2+, Co, Cu, Zn
Austinit CaZn(AsO4)(OH)
Conichalcit CaCu(AsO4)(OH)
Variskit grubu

 A(XO4).2H2O

A: Genellikle Al ya da Fe, Me3+’tür
Skorodit FeAsO4.2H2O
Mansfieldit AlAsO4. 2H2O
Vivianit grubu

 A3(XO4)2.8H2O

A: Genellikle Co, Ni, Zn, Fe, Mn ya da Mg, Me2+’dir
Hörnesit Mg3(AsO4)2.8H2O
Erythrit Co3(AsO4)2.8H2O
Arsenik (+5) oksitler Farmakosiderit grubu  
AB4(AsO4)3(OH)4.5-7H2O A: K, Na; B Al3+ ya da Fe3+
AB4(AsO4)3(OH)5.5-7H2O A: Ba; B Al3+ ya da Fe3+
Sodyum-farmakosiderit NaFe3+4(AsO4)3(OH)4.6-7H2O
Baryum-farmakosiderite BaFe3+4(AsO4)3(OH)5.5H2O

 

Miksit-agardit grubu: ACu6(XO4)3(OH)6.3H2O A Me2+, Ca, REE, Bi
Mixit BiCu6(AsO4)3(OH)6.3H2O
Agardit-(Y) (Y, Ca)Cu6(AsO4)3(OH)6.3H2O
Arsenat sülfatlar Sarmientit Fe2(AsO4)(SO4)(OH).5H2O
Zikait Fe4(AsO4)3(SO4)(OH).15H2O
Uranli arsenatlar Arsenuranlit Ca(UO2)4(AsO4)2(OH).6H2O
Zeunerit Cu(UO2)2(AsO4)2.12H2O
Arsenik sülfitler Arsenopirit FeAsS
Kobaltit CoAsS
Gersdorfit NiAsS
Orpiment As2S3
Realgar AsS ya da As4S4
Arsenik sülfatuzları Enargit Cu3AsS4
Proustit Ag3AsS3
Arsenidler Domeykit Cu3As
Löllingit FeAs2
Nikel (aka Nikolit) NiAs
Nikel-skutterudit (Ni,Co)As2-3
Rammelsbergit NiAs2
Safflorit CoAs2
Skutterudit CoAs2-3, Sperylit PtAss

Yukarıdaki Çizelge

Eşref Atabey. 2009. Arsenik ve Etkileri kitabı. MTA Yerbilimleri ve Kültür serisi 3, ISBN: 978-605-4075-28-7, sayfa 5’de yer almaktadır.

Sayin Dr. Jeo. Y. Muh. Esref Atabey,

Cok kisa zamanda verdiginiz cevaba ve ekinde bulunan

Arsenik tablolarina cok tesekkur ederim.

Saygilarimla

 

Yemek pişirme kapları çeşitleri nelerdir ve hangisi daha sağlıklı?

YEMEK PİŞİRME KAPLARI VE SAĞLIK
Merhaba,                                                                 7Aralık 2016 15:42

Dr. Aslı Yıldırım Gaziantep 25 Aralık DevletHastanesi’nde anestezi-reanimasyon uzmanıyım. Birkaç yıldır toplum sağlığıkonularında özel ve kamu kuruluşlarında seminerler veriyorum. Bir sonrakikonumuz yemek pişirdiğimiz kaplar. Teflonun zararlı olduğu sıklıkla biliniyor; ama granit, döküm, titanyum, seramik hala kapalı kutu. Sitenizdeokuduklarıma ekleyebileceğiniz bilgiler var mıdır? Bilimsel yayınlinki verebilirseniz inceleyebilirim. Jeoloji mühendisi arkadaşlarım konuyayabancı, yardımcı olamadılar.Ayrıca hekim meslektaşlarımla da paylaşarakdaha geniş kesime duyurmaya çalışacağım. İzniniz olursa, seminerlerimde sizireferans göstermeyi düşünüyorum.

Şimdiden teşekkür ederim. Saygılar.

 

Sayın Dr. Aslı Yıldırım                                           7Aralık 2016 21:06

Sorunuzla ilgili görüşlerimin yer aldığı yazı EK’tesunulmaktadır.

Ayrıca, tabi ki sizin de ulaştığınıza emin olduğum,internette yer alan 2-3 yazı da Ek’tedir.

Selam ve saygılarımla

Dr. Eşref Atabey

Tıbbi Jeoloji uzmanı

 

NOT: Benden özellikle Tıbbi Jeolojinin herhangi birkonusunu ilgilendiren konuda soru soranlara verdiğim yanıtla birlikte başkakişilerin de bilgilenmesi amacıyla;

WEB sayfamdaki ”Soru-Cevap” kısmına koyuyorum.

Şu anda adınızın baş harflerini koyarak WEB sayfamdada görebilirsiniz. Adınızın tam olarak koyabilmem için izninizi almamgerekiyor.

SayınDr. Aslı Yıldırım

Halkın doğrudan sağlığına etki eden unsurlarhakkındaki bilgilendirme seminerleriniz için öncelikle sizleri kutlar vebaşarılar dilerim.

Yaşam için gerekli olan gıdaların pişirilmesindekullandığımız pişirme kapları ve özellikleri çok önem kazanmaktadır.

Yaşamımızı hava, su ve gıdalarla sağlamaktayız.Bünyemizin sağlığı için birtakım elementler önem kazanır. Bunları da ağız, derive solunum yoluyla  almaktayız. Aldığımız maddelerin azlığı ya dafazlalığında, toksik olup, olmamalarına göre sağlığımız risk altınagirmekte ve çoğu hastalık nedeni ya da ölümcül olabilmektedir. Havanın içindebulunan bazı kayaç, asbest,eriyonit, silis gibi mineral tozlarıakciğerlerimizi, suyun içindeki arsenik,florür gibi elementlerin fazlalığı,radon gazı gibi unsurlar tüm vücudumuzu,aldığımız gıdalar içindeki toksik,zararlı, ya da elementlerin azlığı ya da fazlalığı tüm vücudumuzuetkilemektedir. Bunların doğal nedenleri ve dağılımı ile sağlık üzerineetkileri, TIBBİ JEOLOJİ konularına girmektedir. Tıbbi Jeoloji Türkiye’de 2000yılında ilk defa başlatılmış, çabalarımla vücut bulmuş, seminerlerlebaşlanılmış, ve ardından birçok kitap, makale yayımlanmış, sempozyum,konferanslar etkinliklerle yurt çapında duyurulmuş ve kabul görmüştür. Bukonuda maalesef, yaptığım araştırma ve yayınlara dayanarak tek uzman olduğumkonusunda tüm çevrelerce hemfikir olunduğu bilinmektedir.www.esrefatabey.com.tr kişisel web sayfamda tüm çalışma, kitap, yayın,bilgilendirme, resimler vd. bulunabilir, Tıbbi Jeoloji konusundaki çabalarım görülebilir.

Sorduğunuz sorunun konusu doğrudan jeoloji bilimikonusuna girmeyip; dolaylı yönden pişirme kaplarının bazılarının yapıldığıdoğal hammaddesi yönüyle ilgili olmaktadır. Bu da Tıbbi jeoloji konusunagirmektedir.

Dolayısıyla,

‘’Jeoloji mühendisi arkadaşlarım konuya yabancı,yardımcı olamadılar’’ şeklindeki ifadenizin normalolduğunu düşünüyorum. Dileğim ve umudum Tıbbi Jeoloji konusunda araştırmayapanların ve üretenlerin olması.

Bu girişi yapmamdaki amaç, sizin sorunuzla ilgilikonunun uzmanlık alanıma girip girmediğiyle ilgilidir. Ancak ben bir hekim,toksikolog, kimyacı, biyolog değilim. Mesleğim ve uzmanlığım; Jeoloji YüksekMühendisi- Tıbbi jeoloji ileilgili. Sorunuzdaki ‘’yemek pişirme kapları’’içinde, doğal hammaddelerle yapılan gereçler kısmı, Tıbbi jeoloji alanıylailgili.

Gelelim;

 ‘’Teflonunzararlı olduğu sıklıkla  biliniyor; ama granit, döküm, titanyum,seramik halakapalı kutu. Sitenizde okuduklarıma ekleyebileceğiniz bilgilervarmıdır?’’sorunuza;

Yaşam için gıdalardan ve gıdaları pişirdiğimizkapların önemli olduğunu belirtmiştim. Yemek pişirme kapları ne kadar sağlıklıolursa sağlıkla ilgili tereddütlerimizde son bulur.

Öncelikle yemek pişirme kaplarının;

A-Yapıldığı maddeyi- hammaddesini bilmemizgerekir. Yemek pişirme kapları, yani tava ve tencerelerdeyapıldığı hammaddenin-maddenin türüne göre aşağıdaki adlarıalmaktadırlar. Kapların yapıldığı maddeler etiketinde yer almalı.

1-Bakır kap

2-Demir (döküm) kap

3-Alüminyum kap

4-Çelik kap (demir, titanyum, krom çelikler)

5-Toprak kap (kiltaşı-kilden yapılmaktadır).

6-Cam kap

7-Seramik kap (kilin pişirilmesi ve kurşun, kobalt vdbazı maddelerin sırlanmasıyla yapılır).

8-Emaye kap (seramik kap benzeri yapıda).

9-Teflon kap (politetrafloraetilen esaslı).

10-Titanyumlu kap (titanyum tabanlı).

11-Granit kap (doğal granit olamayan-teflon kaplamaözelliğinde granit görünümlü).

12-Zirkonyumlu kap (zirkonyum tabanlı).

13-Mangal taşlı kap (lav taşları; granit, bazalt, traskaplama)

14-İndiksiyonlu kaplar-ocaklar (elektriksel özellikli)

B-Pişirme kaplarının tescil durumu, tekniközellikleri, standartları bilinmesi gerekir.

Emaye kalınlığı, yapışma özelliği, darbelere dayanımı,basınca dayanımı,termal şok dayanımı, ısı dayanımı, ateşe dayanım, odasıcaklığında sitrik asit dayanımı, kaynar sitrik asit dayanımı, su buharıdayanımı, kaynar su dayanımı,sodyum piro-fosfat çözeltisi dayanımıparametreleri kaplarda yazılı olmalı.

C- Pişirme kaplarında bilmemiz gereken üçüncü hususise bunlar ne kadarsağlıklı? İşte buna vereceğimiz cevaplar sadece ÇELİKKAPLARDA belirgin,diğerlerinde belirsiz. Çünkü hepsinin olumlu tarafından çokolumsuz tarafı ağır basmakta.

1-Bakır kap: Kalaylamadığınız sürece zehirlenme riskikuvvetli (İlkokul yaşta bakır kapta bekletilen yemekten zehirlenmiştim-doktorunmüdahalesiyle son anda ölümden kurtuldum). Eskisi gibi kalaylama vekalaylayanlar olmadığından artık antika eşya sınıfına girdiler. Köylerde eskibakır kapları köylülerin elinden toplayan kişiler yaygın.

2-Demir-döküm kaplar: Her zaman kırılma, parçalanma,oksitlenmeye açık.

3-Alüminyum kap: Yeterli sertlikte ve dayanımlıolmayıp, vücuda alüminyum alma riski olmakta.

4-Çelik kap: En sağlıklısı olanı.

5-Toprak kap: Sıcak-soğuk durumuna göre çatlama kırılmaolmakta. Belli yemekler için ara sıra kullanılabilir. Toprak kaplarda; ağırmetaller (örneğin toksik olan arsenik,flor, uranyum) olabilir. Ancak bunlarınriski önemsenmeyecek derecededir.

6-Camkaplar:  Her an kırılması ve parçalanmariskivardır.

Yukarıda 7, 8, 9, 10, 11, 12 sırada saydığım; seramik,emaye, teflon, titanyum, granit, zirkonyum kaplar hepsi genellikle özelliğikaplama olduğuyla ilgili. Hepsinin sağlık riski taşıma özelliği bulunmakta.Granit tavanın ne kadar dayanıklı vesağlıklı olduğuyla ilgili

 ‘’Granit tava ne kadar sağlıklı mı? Granittavadeforme oldu’’ yazımda resimleri görüldüğü üzerearasıra kullanıldığı halde 3-4 ayda tava deforme oldu, tabanı çatladı, kabardı.

Teflon kapların sağlıklı olmadığı anlaşıldıktan sonrayine teflon kaplamanın başka birversiyonu olarak; granit, seramik, titanyum,zirkonyum özellikli pişirme kapları sunuldu.

Seramik,emaye, teflon, titanyum, granit, zirkonyum,mangal taşı ve indüksiyonlu kaplarla ilgili bilgilere;

www.esrefatabey.com.tr ya da www.tıbbijeoloji.com kişisel web sayfasındaki POPÜLER yazılar kısmıiçindeki

1-Granit tava ne kadar sağlıklı? Granit tava deformeoldu,

WEB anasayfasındaki ‘’Soru-Cavap’’ kısmı içindeki;

1-Granit tavasağlıklı mı? Granit tava deforme oldu,

2-Titanyum elementi-Tencere ve tavalarda titanyumkullanımı,

3-Zirkonyum elementi-Tencere ve tavalarda titanyumkullanımı,

4-GRANİT TENCEREDE RADON riski olabilir mi?

5-İndüksiyonlu ocaklar-Tava ve tencereler,

6-mangaltaşları ve sağlık,

7-Seramik tava ne kadar sağlıklı?

8-GARANİT TAVA VE TENCERELERİN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ?

9-Granittezgahta radyasyon riski

Adlı yazıları okumanızı öneririm. Eğer yeterincebilgilenmediğinizi düşünürseniz yazınız.

Peki bunlar içinde hangisi en sağlıklıdır derseniz.Vereceğim cevap net ve kesin olarak; ÇELİK TENCERE VE TAVALAR OLAVCAKTIR. Diğerkapların bazısı dahabaşka farklı tatları denemek, yemeklerin hızlı ya da yavaşpişmeleri, pişme oranları az ya da çok olmaları, yanma durumları, en önemlisidetemizlenme-yapışmaz özelliklerine göre çeşitlendirilmiş ve pazara ticariamaçlısunulmuş olan kaplardır. Son yıllarda özellikle granit kaplar piyasayasunulmuş olup, en geçerli pazarlanma gerekçesi pişirme özelliği ve temizlenmekolaylığıdiye sunulmaktadır. Hepsinin de sağlıklı olduğu reklamı ve tanıtımıyapılmaktadır. Ancak kullananlar kapların neden yapıldığı,  içinde bulunanbileşenlerin ne olduğu, standartları, sağlığa etkisi konusunda fikir sahibiolamamaktadırlar. Hep yapılan bir şey var. Bir mamül önce piyasayaarzedilmekte, değişik araştırma kurumları sağlığa yararlı mı zararlı mıdiyearaştırmalarını yapıp eğer zararlı ise piyasadan yavaş yavaş çekilmekte,çünküsatışı azalmakta, yerine aslında aynı özelliklerde ancak farklıversiyonluürünler piyasaya sürülmektedir. Teflon yıllarca kullanıldı. Sağlığazararlı olduğu belgelendi. Yerine hemen granit ve seramik tava ve tencerelersürüldü. Farklı türde üretilen tava ve tencere satışı, 10 milyonluk pazar payıbitinceyekadar devam etmekte/edecektir.

Sayın Dr. Aslı Yıldırım

Yemek pişirme kapları hakkında derli-toplu hepsiniiçine alan; yukarıda A,B, C diye 3 kategoride değerlendirdiğim anlamdatanımlanmış,  WEB sayfamda yer alan konuyla ilgili bilgilerdışında birbilimsel yazı ve makale ne yazık ki öneremeyeceğim.

Ekte 2-3 tane internette bulunan ‘’kadın kulübü’’ vebazı diyetisyen uzmanlarınca yemek pişirme kaplarıyla ilgili bilgilerbulunmakta. Bilgilerinçoğuna katılmakla birlikte özellikle granit kaplarlailgili verilen bilgilere katılamayacağım.

Sevgi ve saygılarımla

7.12.2016

Dr. Eşref Atabey

Tıbbi Jeoloji Uzmanı

Cep tel: 0535 851 11 61

e-posta: esrefatabey@gmail.com

Merhaba EsrefBey,                                                8 Aralık 2016 11:11

Açıklayıcı yanıtınız için çok teşekkürederim. Elbette ismim yayınlanabilir. Ben delinkinizi hekim arkadaşlarımlapaylaşıyorum. Yeni bilgiler ulaştıkça sitenizdegüncelleyeceğinizi umutediyorum.

İyi çalışmalar,kolaylıklar dilerim.

 

Sayın Dr. AslıYıldırım                                               8 Aralık 2016 11:22

İlginize teşekkür ederim. WEB sayfamdakisoru-cevap kısmındaki bilgiler daha çok basit dille anlatılmış olan kişileribilgilendirmeye yönelik bilgiler.

Bilimsel anlamda Tıbbi jeoloji ileilgili makaleler web sayfamdaki Tıbbi jeoloji kısmı altında yer almaktadır.Hekim arkadaşlarınıza gerek bu makaleler ve gerekse kitaplar faydalıolabilir.

saygılarımla

Dr.EşrefAtabey

 

Dr. AslıYıldırım

Birkaç yıldırtoplum sağlığı konularındaözel ve kamu kuruluşlarında seminerler verdiğinizibelirtmektesiniz.

Bu yönüyle çokönemli bir görevüstlendiğinizi düşünmekteyim. İnsanları yaşamlarınıkolaylaştırıcı vesağlıklarıyla ilgili bilgiler aktarmak çok değerli birhizmet.

 

Gaziantep’tebulunduğunuz için aklımabazı konular geldi. Özellikle Anadolu’da kırsal kesimlerdebeslenme çok önemli.Genellikle yetersiz beslenme olmakta ve buna bağlıhastalıklar  olmakta.Geleneksel yemek kültürü etkili olmakta.

Yetersizbeslenme olunca da özelliklekırsal kesimde genç kızlar, hamile bayanlar,çocuklarda toprak-kil yemealışkanlığı oluyor. Türkiye’de bu konuda yaptığımaraştırmaları kitap halinegetirmiştim. Türkiye’de kil ve toprak yemealışkanlığı ve sağlık adlı kitap.Tabii kil yeme sonucunda da vücudamilyonlarca bakteri-solucan larvalarıalındığından, bunlarda bağırsaktakimevcut besinleri tüketince kil ve toprakyiyen kişilerde ANEMİ olduğubilinmekte. Bu konuda özellikle kırsal kesimhalkını bilgilendirme ve varsatedavilerinin yapılması çok önemli. Kil yemeçinko ve demir eksikliğindenolmakta. Çinko sülfat tedavisi ile tedavi yapıldığıhekimlerce bilinmekte.Ancak kil-toprak yiyen çocukların boylarında, fizikselgelişimleri sağlıklı olmamakta, genital organlarıgelişmemekte, kızlar vehamilekadınlarda ANEMİYE yol açmakta. Bunları bildiğinize eminim, YİNE DEHATIRLATMAKistedim.

2.husus içilensularla ilgili. Kullanmave içme suları hakkında bilgilendirme çok önemli. İçmesuları içindekikanserojen arsenik, dişlerde, iskelet florozisi  yapanflorür, bor sorunugibi.

3.sü kaplıcabanyosu ve etkileri.Kaplıcalar genellikle hijyen değil. Vatandaşlar genellikleoralardaki sularıiçmekteler. Kaplıca suları içinde NaCl, Cl, arsenik, silis, bor, flor oranlarıgenelinde yüksektir. Bunlarda sağlığa zararlışeyler. Bu konularda dabilgilendirme gerekiyor. Kaplıca sularında karbondioksittenboğulmaolabilmekte, radyoaktif radon gazı alımı olmakta, biliyorsunuz budakanserojen.

4.süHastanelerde çekilen çeşitli türdenradyasyona maruz kalınan film çekimleri.

Bilgisayartomografisi (BT), Manyetikrezonans tomografisi (MRT), Pozitron emisyontomografisi (PET), uygulamasısırasında alınan radyasyon (hem halkın hemçalışanların) bilgilenme önemli.

5.yapımalzemelerinde, toprakta, suda,havadaki radyasyon ve etkileri.

Tüm radyasyonve etkileri konusunda Dr.Yüksel Atakan. RAYASYON VE SAĞLIĞIMIZ Nobel Kitabeviyayını Ankara. kitapta genişşekilde anlatılmış. Temin etmek istersenizbildirmenizi dilerim.

6. önemlidurum, kırsal kesimde asbestgibi mineral tozlarının etkisi ve tozlarınınsolumasıyla akciğer kanseriolması.

7. sorun Gaziantepyöresinde de bol olanpekmez toprağı ve sağlık sorunu.

8. konu İYOTsorunu. Türkiye’de toprak,besinler ve suda iyot yetersiz olduğundan insanlaryeteri iyot alamadıklarından,guatr hastalıkları yaygın olmakta. İyot eksikliğiçocuklarda önlenebilir zekageriliğine yol açmakta. Bu konu iyotlu tuzkullanımı vd eğitim çok önemli. Bukonuda da yayımlanmış iyot elementi vecanlılar için önemi adlı kitaptanyararlanılabilinir.

 

Kırsal kesimdeçok olmak üzere, halkınçoğunu ilgilendiren saydığım sağlık sorunları; aslındayemek pişirme kaplarındanoluşabilecek sağlık sorunlarından çok çok daha fazlaetkili olmakta. Banasorarsanız pişirme kaplarından insanların sağlık riski diğer riskleri yanındaçok çok düşük düzeyde. Sigara içinde 4000 adet zararlı element-maddeolduğubilinmekte. Günde bir paket sigara içenler, yıllık radyasyon doz limitiolan 2-5milisievertin çok üstünde 106 milisievert radyasyon almaktalar.Aslında sigarave zararları konusu anlatılırken RADRASYON etkisivurgulanmalıdır.

Affınızasığınarak, yukarıdaki bazıkonuları size hatırlatma gereği duydum.

saygılarımla

Dr. Eşref Atabey

EK-2:İNTERNETTE YER ALAN İLGİLİ BAZI YAZILAR

Yemek pişirmekapları (tencere, tava vb.)

Parametre Standart Aralığı Test Yöntemi
Emaye kalınlığı İç yüzeyde 0,20 – 0,35 mm Dış yüzeyde maksimum 0,45 mm ISO 2178
Yapışma minimum 2 numara Keskin std (link)
Darbe dayanımı 24 saat sonra çapta 2 mm den büyük hasar olmamalı DIN 51115 (Esneklik= 20 N)
Termal şok dayanımı minimum. 280 OC (3 ölçüm ortalaması) ISO 2747
Kaynar su ayanımı maksimum. 1,5 gr/m2 ve gün * ISO 2744
Su Buharı Dayanımı maksimum. 3.0 gr/m2 ve gün * ISO 2744
Oda sıcaklığında sitrik asit dayanım testi A sınıfı ISO 2742
Kaynar sitrik asit dayanımı Sıvı faz maksimum 5 gr/m2 *
Buhar faz maksimum 10 gr/m2 *
ISO 2742
Sodyum piro fosfat çözeltisi dayanım testi maksimum 2.5 gr/m2 ve 5 saat ISO 4530
* Belirlenmiş normlar iç yüzeyler içindir

Kaynak:http://keskinkimya.com.tr/yemek-pisirme-kaplari.asp

Sağlıklıyemek pişirmek için kullanacağımız kapları doğru seçmeniz gerekir. Peki, hangikaplar sağlıklı yemek pişirmek için uygundur?

Yemekhazırlamada kullanılan tencere ve tavalar genelde alüminyum,bakır, çelik,teflon, cam ve son zamanlarda seramik ve granit malzemelerdenimal edilir.

İştebu çeşitlilik içerisinden bize düşen mutfakta kullanacağımızkapları seçerkendoğru tercihler yapmaktır. Özellikle hangi malzeme ne kadarsağlıklı, hangitencereyi nasıl kullanmak gerekiyor bunun bilincinde olmakgerekir. Bakırkaplarda pişen yemeklere dikkat!

Geçmiştengünümüze kapların serüvenine bakacak olursak, mutfaklarımızınilk gözdeleri ısıiletkenliği bir hayli yüksek olan, bakır malzemeden yapılan tencere vetavalardı.

Fakatbakır kaplarda pişen ve bekletilen gıdalara kurşun gibi kimyasaliçeriklimaddeler karıştığı için gıda zehirlenmelerine sebebiyet verir. Bakırınbesinegeçişini engellemek için kalaylama işlemi uygulansa bile, kalayıdökülentencerelerin sağlığımız için oluşturduğu tehditler herkes tarafındankabuledilmiş olup bu tencerelerin kullanımı her geçen gün azalmaktadır.

Alüminyum tencereler raflardan kaldırılmalı

Alüminyumkaplarda veya alüminyum folyo kullanılarak pişirilenyiyeceklere yüksek miktardaalüminyum geçer. Asitli besinlerle temasta geçişdaha fazla olur ve bu durumvücutta alüminyum birikmesine, Alzheimer gibinörolojik bozukluklara neden olur.Besinlerdeki alüminyumun artması, vücudumuziçin çok gerekli olan kalsiyum,demir, fosfor, magnezyum gibi minerallerinyararlılığını azaltarak; anemi, kemikerimesi ve zeka geriliğine hatta kanseredahi neden olabilir. Bu sebeple birzamanlar herkesin mutfağında yer alanalüminyum tencereler artık raflardankaldırılmalıdır.

Çeliktencereler güvenle kullanılabilir

Nemlibırakıldıklarında paslanma özelliği gösteren, bunu engellemek içinde çeliğenikel eklenerek paslanmaz özelliği kazandırılan çelik tencereler,bugün halamutfaklarımızda yer almakta. Paslanmaz çelikten yapılmış pişirmekaplarınınısıyı iletmesi geç olsa da bu kaplar, yiyeceklerde toksik etkiyaratmaması vesağlıklı pişirme yöntemlerine uygunluğu ile tercih edilir. Çelikkaplar,aşınmaya ve oksidasyona son derece dayanıklı olduklarından yiyeceklerinsağlıklıbir şekilde saklanabilmesi adına güvenle kullanılabilir.

Aşınanya da çizilen teflon tavalar değiştirilmeli

Yapışmazözelliğiyle bir dönemin çığır açan buluşu olarak kabul edilenteflon kaplamalıtencerelerin kullanımı ise ekstra özen gerektirir. Yanlışkullanım nedeniyleçizilmiş ve aşınmış teflon tavalar ve tencereler, zararlıkimyasallarınbesinlere geçişine neden olur. Teflonun zararlı etkilerini en azaindirmek içinaşınan ya da çizilen teflon malzemelerin en kısa zamanda yenileriiledeğiştirilmeleri gerekir.

Camkaplar saklama amaçlı da rahatlıkla kullanılabilir

Camkaplar sağlıklı pişirme ve saklama koşullarını bizlere sunar. Bazıcam kaplarani ısı değişikliklerinden etkilenir ve kırılırlar. Ancak sonyıllarda yüksekısıya dayanıklı camların yapımı, bu kapların fırın kabı olarakda kullanılmasınısağlar. Cam malzemeler gözeneksiz oluşları, asit ve alkalidenetkilenmeyenözellikleriyle saklama kabı olarak da rahatlıkla kullanılabilir.Bu nedenle camkapları, sağlık açısından en güvenilir gruba dahil edebiliriz;fakat bu kaplarınani ısı değişimlerinde kırılma, çatlama ve yiyeceklerinyüzeye yapışma gibirisklerinin olduğu unutulmamalıdır.

Seramik kaplı tencere ve tavalar da sağlıklıdır

Sonzamanlarda doğal malzemeye yönelimin yaygınlaşmasıyla, seramik kaplıtencere vetavalar da tercih edilmektedir. Doğal minerallerden üretilen veiçeriğindekanserojen maddeler bulunmayan kaplar, yapışmaz özellikte olduklarıve çizilmeolsa dahi sağlığa zararlı madde içermedikleri için sağlıklı pişirmemateryalleriarasında yer alabilir.

Dökümkaplar et yemeklerinin bir numaralı tercihi

Yavaşve uzun süreli pişirme gerektiren yemekler için döküm malzemedenyapılan kaplarda tercihimiz olabilir. Döküm tencere ve tavalar ısıyı tümyüzeye eşitdağıtmasıyla sıcaklığı uzun süre muhafaza eder. Yemeğin pişmeesnasında oluşansu zerrecikleri döküm kapak altında hapsolup tatlarınyemeğinize iyiceişlemesini sağlar. Bu özelliğiyle döküm tencereler sulupişirme yöntemlerinintercih edilebileceği et yemeklerinde seçimimiz olabilir.

Granittava ve tencereler kimyasal malzeme içermez

Kaplarınzamandaki serüveninde son nokta ise dünya mutfaklarındanülkemize gelen granitmalzemeden yapılan tava ve tencerelerdir. Bu kaplar, tabanısısını her yere eşitolarak yayması ve ısıyı muhafaza etmesi gibi cazipözellikleri ile sağlıklısunumlar yapmamız adına tercih sebebi olabilir.Üretimde kullanılan malzemenindoğal olması ve kimyasal malzeme ihtiva etmemesisağlıklı pişirmede en önemliesastır.

Diyetisyen Hüsniye RakipoğluYayıntarihi: 31.12.2014

Kaynak: http://www.hurriyetaile.com/sizin-icin/saglik/saglikli-yemek-pisirmek-icin-dogru-kaplar-secilmeli_17402.html?utm_source=copy-paste&utm_medium=copy-paste&utm_campaign=copy-paste-with-url

Besin hazırlama ve pişirmedekullanılanaraç-gereçler sağlık için de bir tehdit oluşturabilirler. Daha sağlıklıbir hayat için krom, cam, toprakgibi kapları tercihedin.

Her tür kullanıma uygun olabilecek tek bir malzemenin mevcut olmaması,araçlarınyapımında çok değişik malzemenin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.
TSEdamgasının bulunması aracınasgari bazı özellikler veemniyet bakımından testlerdengeçtiğini gösterir.

ALÜMİNYUM 

Alüminyum, ısıyı sonderece iyi iletir. 1888 yılından berişekillendirilebilme veişleme kolaylığı yanında korozyona (kimyasal bozulma)karşı dayanıklılığınedeniyle her türlü araç ve gereç yapımında kullanılmayabaşlanmıştır.

Alüminyum diğer pek çok metalde olduğu gibi temas ettiği besine geçer. Buözellikbesinin nötr, alkali veyaasit oluşuileartar ya da azalır. Genellikle asitlibesinlerle temasta bu geçişin dahafazla olduğu bildirilmektedir.Vücuda fazla alüminyumalınmasısakıncalıdır.


Alüminyumun vücutta birikmesi, nörolojik bozukluklar, osteodistrofi ve anemiyeyolaçabilir. Son yıllarda alüminyumun Alzheimerhastalığınınoluşumunda etken olduğu konusunda araştırma yapılırken buhastaların beyindokusunda yüksek miktarda alüminyum birikimi olduğu tespitedilmiştir.

*GaziÜniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji ABDÖğretim Üyesi Prof. Dr. TuranGÜVEN bu konuda şu açıklamayı yaptı.
Bu hastalığa yakalananların beyin hücrelerinde normalin 4 katınakadar aluminyum fazlalığıtespit edildi 1989 da…Özellikle,beynin hâfızayla alâkalı hippocampus bölgesindekihücrelerde bu birikimçokfazla olarak bulundu. İnsanların farkında olmadan gıda vediğeryollarla aldıkları fazla aluminyum beyni iflasa sürüklüyordu… Yapılanaraştırmalaragöre, normal kapta pişen domatestekialuminyum oranı, alimunyumkaptapiştiğinde %100 yakın artıyordu. Diğer taraftanda, aluminyum”kutu”lardasaklanan, içilen konserveve meşrubattürügıdalar çıkıyor karşımıza! Bunların yanısıra vücuda alınan bazı ilaçlaradadikkat edilmeli! Meselâ, stresli toplumlar sürekli mide yanmalarına karşı antiasid almayabaşladılar…Ki alınan antiasid hap veya şurupların pek çoğunda yoğun miktardaalüminyumhydroxid ve alüminyum tuzları bulunmakta!. Yanı sıra ishal kesici(antidiarrheal)haplar dahi alüminyumlu maddeler ihtiva etmekte. Bir kısım ağrı kesiciaspirinler, kepekolmasını önleyici bazı şampuanlar, bazı deodorantlar,hep beynimizin belâsı alüminyumu ihtiva etmekte…

Uzmanlar, alüminyum kaplardave alüminyum folyo kullanılarak pişirilen yiyeceklereyüksek miktarda alüminyum geçtiğini saptadı.

*OndokuzmayısÜniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda MühendisliğiBölümü Öğretim ÜyesiYrd. Doç. Dr. Sadettin Turhan, yürüttüğü bir çalışmasonucunda alüminyumkaplarda pişirilen yemeklerin sağlık yönünden sakıncalıolduğunun anlaşıldığınıiddia etti. Turhan şunları ekledi:

“Fazla miktarda alınan alüminyum başta çeşitli kemik hastalıkları olmaküzere,alzheimer gibi nörolojik hastalıklara yol açtıp, diyalizhastaları için ise sonderece sakıncalı olduğu tespitedildi.

Özellikle kırmızıve beyaz etlerin alüminyumkaplardave alüminyum folyoyla pişirilmesi durumundayiyeceklere ne kadar alüminyumungeçtiğini tespit etmek için çalışma yürüttüldü.Araştırma sonucunda yüksek ısıve bekleme süresine bağlı olarak yiyeceklerealüminyum geçtiği tespit edildi.

Sığır, koyun ve manda gibi kırmızıetlerin alüminyum folyoyasarılarak fırında pişirilmesi durumunda pişirme,sıcaklık ve süreyebağlı olarak etlerin pişirilmeden önceki alüminyumiçeriklerinin % 90ile 400oranındaarttığı, beyaz etlerde ise bu artışın %80 ile 250 arasındaolmaktadır.

Etlerin içerdiği yağ miktarı da alüminyum artışını etkilemektedir. Yağlıetlerde geçişin daha fazlaolmaktadır.”

Vücuda fazla alınan alüminyum kansere neden olduğu konusunda daaraştırmalardevam etmektedir. Vücuda fazla alınan alüminyumun beyindebirikerek zeka geriliğine neden olduğu araştırmalarsonucu tespitedilmiştir.

Besinlerde alüminyum artması, vücudumuz için çok gerekli olan kalsiyum,demir, fosfor, mağnezyumgibi minerallerin vücuda yarayışlılığınıazaltır. Bu nedenle alüminyum kaplarda hazırlanan yemekleritüketenlerdebaşta Alzheimer hastalığı olmak üzere anemi, kemik erimesi, zekageriliği hattakanserebile neden olabileceği araştırmalar sonucutespit edilmiştir.

Ancak alüminyumun yüzeyi daima onu koruyanbir oksit tabakailekaplıdır. Bu tabaka herhangi bir ovucu veya kimyasal madde ileçıkartılmadığısürece alttaki tabakayı önemli ölçüde koruyucu bir etki yapar.Bu nedenlealüminyum kapların telleovulması doğru değildir. Asitve alkalilerde oksittabakayı etkilerler. Bu nedenle besinlerin kap içindebekletilmeleri doğru değildir. Temizlikte kullanılan deterjanlarda alkali özelliktaşırlar. Deterjan kuvvetlialkali içeriyorsa metalüzerine daha çok etki yapacağı açıktır. Alüminyumkaplarınkararması su ve besinin ortamından ileri gelir. Sirke, limon gibiasitlimaddeler konduğunda bu siyahlıklar giderilebilir. Ancak yukarıdabelirtildiğigibi alkali ve asitli maddelerin kap içinde fazla durmalarısakıncalıdır. 

Özellikle koruyucu tabakası delinmiş dipkısmında siyahlıklar görünmeye başlamış olanalüminyum kaplarısağlığınız için atın.

Bir görüşe görede, alüminyum fazlası,böbrekfonksiyonları normal olan kişilerde atılabilir, ancak fonksiyonlarınbozukolması halinde bu atılım düşer. Kronik böbrekyetmezliği olanhastalar özellikle diyaliz hastaları alüminyum birikimi riski taşırlar.

Alüminyumeritropoietine dirençli anemi, diyaliz demansı şeklinde santralsinir sistemi değişiklikleriyanısıra düşük dönüşüm hızlı kemikhastalığına dayol açar. Hastalaryaygın kemik ve eklem ağrılarındanyakınırlar, kas güçsüzlüğü ve spontankırıklar görülebilir. Düşük dönüşüm hızlıkemik hastalığı belirgin alüminyum depolanması olmaksızın dagörülebilmektedir.

DEMİR  

Demir kapların iyice kurulanmadıkları takdirde paslanmaözellikleriolmasının yanısıra diğer önemli bir özellikleri de içlerinde asitlibesin pişirilmesi halindebesinin rengini bozmasıdır. Pek çokdiğer metalde olduğu gibi demir de içinde pişirilen yiyeceğe geçmeözelliği gösterir. Demirin vücutta birikimi oldukça zor olduğundanbu geçişin toksik biretki yaratmada önemli bir rol oynamayacağı aksine, demiridüşük diyetlebeslenen kişilerde bu yolla geçen demirin olumlubir katkı yapacağı ilerisürülmektedir. Demir kap içinde pişirilen yiyeceğinasitli olması demir geçişini arttırıcı etki yapmaktadır.

PASLANMAZ ÇELİK

Çelik ile demir karbon alaşımıdır ve paslanır.Çeliğe % 11.5oranında kromeklenirseçelik paslanmazbir özellik kazanır. Tencere ve tavalariçin en iyi kalite paslanmaz çelik %18 krom, % 8 nikeliçerir. Yükseknikel oranı çeliğe parlaklık, krom sağlamlık vekorozyona karşı dayanıklılıkverir. Çelik kaplardan pişirilen yemeğe demir, krom ve nikel geçişiolur.Yukarıda da belirtildiği gibi demir, elzem bir besin ögesi olduğundanbu geçişçok önemli değildir, aynı durum krom için de geçerlidir. Ancak, bazıhassaskişilerde allerjik kontak dermatite neden olabilir.

Paslanmaz çelikten yapılmış pişirme kapları, tezgah ve bıçak kullanırkendikkatedilmesi gereken hususlar vardır. Paslanmaz çelik yüksek ısı etkisiylekararır.Bu nedenle tezgah üzerine ocaktan yeni indirilmiş tencere, tavavb.konulmamalıdır. Bıçaklar da ateşe temas ettirilmemelidir. Paslanmazçelik kaplar içinde uzunsüre asitli bir yiyecek bırakılırsa korozyon olur.Paslanmazçelik tencere içinde yemek pişirme son derece düşük ısıdayapılır ve yemeğin suyunukaybetmesi söz konusu olmayacağı için yemeklezzetli olur. Bu şekilde pişirmeyemeğin daha kısa sürede pişmesini sağlar,böylece besin değeri de daha iyikorunmuş olur.

BAKIR  

Isıyı çok iyi iletenbir metal olması nedeniyle hem elektrik telleriyapımı hem de pişirme kabıolarak oldukça yaygın kullanılmaktadır. Saf bakır çokyumuşaktır. Bu nedenlediğer metallerle alaşım halinde kullanılır. Bakır çokçabuk lekelenir. Uzunsüre açıkta bırakılırsa üzerinde siyahımsı yeşilbir renk oluşur. Bu, bakırkarbonattır. Bu tabaka ovularakgiderilebilir. Ancak böyle bir kapta pişirilen yemeğin kusturucu etkiyaptığı görülmüştür. İnsan organizması bir miktar bakırımetabolize edebilir.Ancak fazlası, özellikle çocuklarda zararlıdır. Hindistandabebeklerde görülen sirozun nedeninin, kalaysız bakırkaplarda kaynatılansütten kaynaklandığını bildiren araştırmalarvardır.

Bakır kaplar bu nedenle kalaylanmaktadır.Kalayın zamanla dökülmesibakır kapların kullanımını azaltmıştır. Bazı gözlemve araştırmalar, gelişigüzelkalaylanan kaplardan yemek içerisine sağlık içinzararlı kurşun gibi maddelerinkarışabildiğini göstermiştir. Bu nedenle sokaklarda kalaylatılmış veya kalaylarıyer yer dökülmüş bakır kaplar yemek pişirme ve saklama içinuygun değildir.  

TOPRAK KAPLAR 

Toprak kaplar kildenyapılmaktadır. Isıyı muntazam ve çabukiletmediklerinden pişirme ısısının düşük olmasıveya fırınakoyarkenfırının önce soğuk olmasına daha sonra ısının açılmasına dikkat etmekgerekir.Bu kaplar yavaş ısınırlar fakat ısıyı iyi tutarlar. Ani ısıdeğişikliklerindekırılabilirler. Toprak kaplar besindeki asitvealkaliden etkilenmez.Buaçıdan sağlıklıdırdenilebilir. Ancak yüzeyde çatlama oluşursaburalarda mikroorganizma barınabilir. Kabın kullanıldıktan sonraiyice yıkanması ve çokiyi kurulanması gerekir. Toprak kapların yüzeyibazen sırlarla kapatılır. Sır yüksek ısıda kontrollü birşekilde yapılmışsa sırdan yiyeceğe,kurşun ,kadmiyum gibi zararlı maddeler geçtiğini bildiren çalışmalarvardır.Bu nedenle bu kapların besin saklamada kullanılmaması dahadoğru olur.

CAM  

Cam, silisyum dioksit, sodyum ve kalsiyumoksit karışımıdır. Ancak bu maddelerinoranlarına bağlı olarak değişik tür camlar yapılabilir.

Cam gözeneksizdir ve asitve alkaliden etkilenmez. Bu bakımdan pişirmeve saklama kabı olarakuygundur. Bazı cam kaplar ani ısıdeğişikliklerinden etkilenirler vekırılırlar. Ancak son yıllarda ani ısıdeğişmelerine de dayanıklı camlaryapılmıştır. Yine de cam kapları düşük ısıdapişirmekte ve ocaktan aldıktansonra soğuk yüzeye bırakmamakta yarar vardır. Camkaplarda yiyecekleryapışabilir, bunlar ıslatarak bekletme veya su konulup hafifısıtma ilegiderilebilirler. Camlar çizilirse temizlenmeleri güçleşir. Bunedenle telleovulmamalıdırlar.

PLASTİKLER  

Evde kullanılan plastik iki grupta incelenebilirler.

Termoplastikler:Bunlar akrilik, florokarbon, naylon, polietilen,polipropilen,polistren ve vinil gibi adlarla bilinen plastiklerdir. Ovucularlaçizilirler ve lekelenirler. Salata tabağı, bardak vb. yapımındakullanılırlar.

Termosettingler: Bu grupta fenolikler, melamin, üre ve kazein bulunur.Bunlarınen önemli özelliği şekillerini korumaları, ısıyla tekraryumuşamamalarıdır.Melaminler 90°C su sıcaklığında bile dayanırlar. Teflondatermosetting plastiklerdendir. Plastiklerin pişirme kabıolarakkullanılmaları teflon ile yaygınlaşmıştır.

Plastiklerde metaller gibi temas ettikleri besine geçiş gösterebilmektedirler vebu durum sağlık için sakıncalıdır.Ayrıca, teflon kaplarçizildikleri takdirde daha sakıncalı olabilirler.Teflon kaplarda yiyeceğin karıştırılmasıveya çevrilmesi gerektiğinde kesinliklemetal kaşık ya da maşakullanılmamalıdır. Son yıllarda çizilmeye dayanıklıkaplar yapılmıştır.Çizilmeye dayanıklı kapların sağlık üzerindeki sakıncalarıüzerine fazla biraraştırma bulunmamaktadır.

Yüksek sıcaklıkve şişe plastiklerindeki bellikimyasallar goğüs kanserine neden olabilir. Lütfen dikkatli olun ve arabadabırakılmış plastik şişelerden su içmeyin.
Prof. Dr. Metintaş’ın ise bu konudaki açıklamalı şöyledir: “Plastikbardaklar içerisine konulan 70-90 derece sıcaklığındakiiçeceklerin, içinde bulunduğu plastik malzemeyi ısı etkisiyle çözüp monomerlerineayırır, buda tehlikeli sonuçlara yol açar. Bu monomerler tehlikelikanserojen malzemelerdirKöpük bardakların ısıya dayanıklılığıdaha yüksektir. Ancak, daha yüksek ısıdaki sıvılar bumateryalin de çözünmesinisağlayabilir. Bu durumda yine monomerik gruplarsıvıya geçecek ve ağız yollabünyeye toksikmadde alımı gerçekleşir. Şu anda plastikbardaklardaki sıcak içeceklerin bazı kimyasal reaksiyonlara yolaçtığını biliyoruz. Plastik ve köpükten imaledilen bardaklardan uzun süresıcak sıvı içenler kanser tehlikesiyle karşı karşıyakalabilir” dedi.

Plastik kaplar besin saklamaiçin kullanılmamalıdır. Plastik özel olarak besin taşıma işlemiiçinyapılmamışsa çok daha sakıncalıdır. Bazı yörelerde plastik temizlikkovalarının veya plastik gaz bidonlarının süt ya da içme suyu taşımasındakullanıldığı görülmektedir. Bu bidonlar besin için yapılmadığından kullanılanplastik insan sağlığına zarar veren türdendir, kesinlikle besinle temasettirilmemesi gerekir. 

Amerika’da yapılan araştırmada, halkınyüzden 90’ının vücutlarında Bisfenol A (BPA) olduğu bu oranın çocuk ve bebekleriçinde geçerli olduğubelirtildi.
Yapılan hayvan çalışmalarında, artan orandaki BPA miktarınınsırasıyla, cinselorganlarda kalıcı değişiklikler yaptığı, prostatınağırlığını %30oranında artırdığı, testislerden salınan testosteron hormonunuazalttığı, meme hücrelerinde kansereyatkınlık yaptığı,prostat hücrelerini kansere ve hormonlara daha hassas halegetirdiği, davranışsal yetenekleri azalttığı ve zihinselvedavranışsal seks farklılıklarını değiştirdiği ispatlandı.

Amerikan Tıp Derneğinin dergisinde de yayınlanan çalışmada, deneklerinidrarlarındaki BPA miktarları tespit edildi. Bilim adamları kalphastalığıkaraciğer enzim yüksekliğive diyabetrahatsızlığı olanlarda bu miktarların daha yüksek olduğunutespitettiler.

Özellikle atık maddeden üretilen siyahtorbalar,insan sağlığını tehdit ediyor. Artık maddelerin dönüştürülmesisırasındaşeffaflaştırma mümkün olmadığı için koyu tonlarda renklendirmeyapılıyor.
Türk Gıda Kodeksi’ne göre, gıda maddelerinin hijyenik olmadan dönüştürülenkoyurenkli torbalarda taşınması ve muhafaza edilmesi yasak. Siyahrenkli naylon torbaların içinde barındırdığı mikroorganizmalar, insansağlığı açısından ciddi birtehdit. Ancak şeffaf poşetlere göre daha ucuzolduğu için esnaf bunları tercih ediyor.

Dünya ülkelerinin, naylon torbalara savaş açalı epey oluyor. Süper marketlerdenaylon torba kullanımına son verilyor. Halkın satın aldığı ürünleri bezçantalar ya da sepetlerle taşıması teşvik ediliyor.

EMAYE

Son yıllarda emaye pişirmekapları yaygınlaşmıştır. Madenin, çok yüksek sıcaklıkta özelmaddelerlekaplanmasıyla yapılır. Kolayca çözünmez, fakat yemek kaplara yapışır.Yanmışbesin artıklarını kaptan ayırmak güçtür ve kapların rengi zamanlakararır. Emaye yıpranmadığı sürece sağlık yönünden bir sakıncası olmaz

KaplarınKullanılmasında Dikkat Edilecek Genel Kurallar:  

Kaplar yüksek ısı ile temas ettirilmemelidir.
Yıkama işlemi sırasında kap telle ovulmamalı, kapta yanmış yada yapışmış yiyecek artığı varsa,kap içine biraz su ilavesiyle ısıtılmalı,yapışan ya da yanan besininyumuşaması sağlanmalı daha sonra bulaşık süngeri iletemizlenmelidir.

Kabın temizliğinde kullanılan deterjanın iyice durulanması gerekir.Kullanılan deterjanın miktarının çok düşük olmasınaözengösterilmelidir. Böylece durulama daha kolay ve sağlıklı olur. Ayrıca,sıvı vekrem deterjanlar kolay çözündüklerinden tozlara göre daha az kalıntıbırakırlar.Dört kişilik bir ailenin bir öğünlük bulaşığını yıkamak için 2-3 damla sıvı yada 1 kahve kaşığı krem deterjan yeterlidir. Bulaşık yıkamamakinalarındakullanılan deterjanlar özel deterjanlardır. Elle yıkamaya uygunolmadıklarından,elle yıkamada kullanılmaları halinde elde tahrişlere yolaçarlar. Makinayakonulacak deterjan da çok az kullanılmalı, bunun için bulaşıklar makinayaartıkları iyice sıyrılıp yerleştirilmelidirler.
Yıkanan kaplar iyice kurulanmalıdır. Metal veya plastikkap içinde besin saklama yapılmamalıdır.

Kaynak:tugev,mynet, doktorsitesi,radikal, thehealthnews, aktifhaber,tsn.org

Hangi Malzeme İle Üretilmiş Tencere ve TavalarıKullanıyorsunuz?

Fügen Büke

Yemekmutfak.comKurucusu

 

Tencere, tava ve pişirmekaplarınınyapımında kullanılan bazı metallerin içinde pişirilen yiyeceğe geçmeözelliği vardırDolayısıyla tencere, tava ve fırın kaplarıpişirilen yemeklerin sadece lezzetini değil, besin değerini ve sağlığımızı daetkiliyor. İçinde yemek pişirilen, ısıyla temas eden bu tencereleri, tavalarıseçerken ve kullanırken, bilinçli ve dikkatli olmak gerekiyor.

Kolayca temizlenebilir metal tencerelerve fırın kapları tercih edilmelidir. Tencere ve tavaları çizmemek veyıpratmamak için bunlarda kullanılan kaşık, spatula gibi gereçlerin metalyerineahşap, bambu veya silikon olmasına dikkat edilmelidir. Tencere, tava vekapların yüzeyinde veya kenarında herhangi bir yıpranma veya çatlak oluşursabunların içine bakteri ve mikroplar yerleşerek bazı enzimler üretebilirler.Aşınmış, kaplaması yıpranmış tencere ve tavalar asla kullanılmamalıdır.

Tencere, tava ve fırınkapları yapımında kullanılan malzemeleri ve özelliklerini inceleyecek olursak;
Alüminyum

Anotlu alüminyumdanüretilmiş mutfak gereçleri sağlık açısından güvenlidir. Anodizasyon işleminde asitbanyosuna yatırılanalüminyumun moleküler yapısı değişir ve kendini bırakıpyiyeceklere karışmaz.Pek  sağlıklı olmayan alüminyum mutfak araçları iseişlenmiş“alumina” madeninden yapılır. Bu tür alüminyumtencereler besininalkali ve asit olmasından etkilenir. Suyun vebesinin alkali olmasınabağlı olarak kararır, sirke, limon gibi asitli maddelerkonulduğunda ise bukararma giderilebilir. Asitli maddeler tencere içerisindedurdukça alüminyumdayavaş yavaş çözünme olur ve çözünen alüminyum tuzlarıyiyeceklere karışır. Buçok yavaş ve çok az olduğu için kısa dönemde değil,ancak yıllar sonrabuna bağlı unutkanlık gibi yan etkiler görülebilir.Bu arada pişirilenbesinlerle alınan alüminyumun artması, kalsiyum, demir,fosfor, magnezyum gibiminerallerin vücuda olan yararlılığını azaltır. Ayrıcabu anodize edilmemişalüminyum kapların temizlenmesi de zordur, pişirme vesaklama açısındanönerilmez.

Bakır

Bakır tencerelerde vekaplarda çok uzunyıllardan beri yemek pişirilmektedir. Saf bakır çok yumuşakolduğu için diğermetallerle birleştirilip alaşım olarak kullanılmaktadır.Bakır kaplar ısıyı çokiletmekte, kısa sürede ısınan besinler aynı şekilde çokkısa süredesoğumaktadır. Bakır kapta pişirilen ve bekletilen yemeklere kaptan bakırkarışıp alınan bakır miktarının artması zehirlenmeye neden olmaktadır. Bunedenle bakırın besinlerle temasını engellemekiçin bakır kaplar kalaylanarakkullanılmaktadır. İyi kalaylanmayan bakırtencerelerden yiyeceklere kurşun geçmeihtimali vardır. Besinlerin asidi kalayınzamanla bozulmasına neden olmaktadır.Bakır tencerede pişirilen yemek hemenbaşka bir kaba boşaltılmalıdır. Kalaylarıeskimiş bakır kap ve tencerelerkullanılmamalıdır.

Cam

Cam pişirme kaplarısonderece sağlıklı kaplardır. Silisyumdioksit, sodyum ve kalsiyumoksit karışımıolan camın üretiminde bu maddelerinoranlarına bağlı olarak değişik türdecamlar yapılabilir. Fırında ya da ocaktabu kaplar rahatlıkla kullanılabilir.Cam gözeneksiz bir materyaldir, asit vealkaliden etkilenmez. Bu nedenle hem pişirmehem de saklama kabı olarakkullanılabilir. Son yıllarda ani ısı değişmelerinede dayanıklı camlarüretilmiştir. Mikrodalga fırınlar için de en iyi alternatifcam kaplarınkullanılmasıdır Ancak yine de cam kapları düşük ısıda pişirmek veocaktanaldıktan sonra soğuk yüzeye bırakmamak gerekir. Cam pişirme kaplarıçizilmemesiiçin telle ovulmamalıdırlar.

Çelik

Paslanmaz çelik, baz demirinkrom, nikelve diğer minör metallerle birleşmesinden oluşan bir alaşımdır.Krom, paslanmayakarşı koruma ve ekstra dayanıklılık sağlarken, nikel isepaslanmaya karşı korumasağlar ve cilalı görünümü verir. Çelik tencere ve pişirme kapları kolayyıpranmayan, dayanıklı, güzel görünümlü veekonomik ürünlerdir. Çelik ısıyıeşit dağıtmadığı için kaliteliçelik tencere ve tavaların tabanı bakır veyaalüminyum gibi ısıyı eşit dağıtanbir malzemeden üretilmektedir. Pişirmeesnasında besinlere herhangi bir toksikmadde geçirmeyen çelik tencereleroldukça sağlıklıdır. Çeliktencere ve kaplar aynı zamanda besinlerisağlıklı bir şekilde saklamak için deuygundur.

Demir

Dökme demir tencerevetavalar en sağlıklı pişirme gereçlerindendir. Üzerinde koruyucu tabakabulunmayan dökümdemirlere ham döküm demir denilir. Çok yüksek ısıya dayanıklıolan ve ısıyıyüzeyine eşit yayan bu tencerelerden pişme sırasında gıdalarademir geçebiliyor.Böylece yemeğe geçen demir minerali kansızlık sıkıntısıçeken kişilerin demirseviyelerinin yükselmesine katkı sağlamaktadır. Kaliteliham döküm demirtencerelerin fiyatları yüksek olmakla birlikte temizlik vebakımına dikkatedilirse yaşam boyu kullanılabilir.

Koruyucu kaplı emayelidemir dökümler, kullanımyüzeyinde koruyucu bir tabaka olarak emaye kullanılan demirdöküm pişirmekaplarıdır. Emaye silisyuma kurşun oksit, boraks, soda, potasyumhidroksit verenk için metal oksitlerin ilavesiyle elde edilen cama benzer biryüzeydir. Buyüzden de hem sağlıklı hem de kolay çizilmeyen bir maddedir. Emayeninçatlak ya da dökük olmamasına dikkat edilmelidir. Emaye yıpranmadığı sürecesağlıklı bir pişiricidir.


Seramik
Piyasadaki bazı seramiktencerelerve kaplar pişirme işlemi sırasında gıda maddelerine geçebilecekkurşun içerirler.O yüzden özellikle kaliteli olmayan ithalmalı seramik tencerelere ve kaplaradikkat edilmelidir. Mutlaka iyi kalitedebilinen markalar tercih edilmelidir.Portakal, domates veya sirke gibi asidikgıdalar ve sıcak sıvılar bukaplardan daha yoğun kurşungeçişine maruz kalan gıdalardır. Yıkandıktan sonraüzerinde tozlu veya kireçligri filmi olan seramik kaplarınız varsakullanmayınız.

Teflon

Teflon tavalar ve tencereleryanmadığı,yemeği yapıştırmadığı ve kolay temizlendiği için tercih edilenmutfakgereçleridir. Teflon aslında yapışmaz tencere ve tavalar üreten birmarkanınadıdır. Bu tencere ve tavaların üzerinde yapışmazlığı sağlayan ısıyadayanıklıbir çeşit plastik kaplama maddesi bulunur. Bu başka maddelerle kolaykolaytepkimeye girmeyen son derece “kararlı” bir maddedir. Teflondapişirilen yemeklere bu kimyasal maddenin karışması mümkün değildir. Ancakçizilirse teflonun altındaki maden yemeğe karışabilir. Üretim standardı yüksekolan teflon tavalar ve tencereler düşük ve orta ısılarda kullanıldığıveçizilmediği sürece sağlığa zararlı değildir. Teflon kolayçizildiğiiçin ahşap ve silikon kaşık kullanılmalıdır. Kaplaması zarar görmüş,yıpranmışteflon tencere ve tavalar kesinlikle kullanılmamalıdır.

Toprak

Toprak kaplar en eskipişirme gereçlerindendir,bu kaplarla kısık ateşte pişen yemeğin lezzetinibaşka hiçbir şeyle yakalamakmümkün değildir. Toprak kaplar besinlerdeki asitve alkaliden de etkilenmez. Bukaplar ısıyı eşit ve çabuk iletmedikleri içinpişirme ısısı düşük olmalıdır.Fırında kullanılacaksa, fırının önce soğukolmasına daha sonra ısının açılmasınadikkat etmek gerekir. Ani ısıdeğişikliklerinde kırılabilirler. Yüzeylerindeçatlak oluşursa mikroorganizmaüreyebilir. Toprak pişirme kapları kullanıldıktansonra çok iyi bir şekildeyıkanıp iyice kurulanmalıdır.

 Kaynak:http://www.yemekmutfak.com/mutfak/1/14/hangi-malzeme-ile-uretilmis-tencere-ve-tavalari-kullaniyorsunuz Köşesi

Hangi Tencere Daha Sağlıklı?

6 Nisan 2013

Konu Sahibi : Elif

Daha besleyici, dahasağlıklı, daha vitaminli…Tükettiğimiz besinlerin bu değerleri sadece doğalyapılarından değil, pişirilmeyöntemlerinden de geliyor. Kullandığınız tencere,tava ya da fırın kaplarınınhangi maddeden yapıldığı, tükettiğiniz yiyeceklerinlezzetini olduğu kadar besindeğerini ve dolayısıyla sağlığınızı da etkiliyor.Tencere imalatı içinkullanılan bazı maddeler, pişirme esnasında besinlerdekimaddelerle kimyasalreaksiyona girebiliyor. Bu nedenle mutfakta, özellikle deısıya maruz kalankapları seçerken bilinçli davranmak gerekiyor. Hangi malzemene kadar sağlıklıve hangi tencereyi nasıl kullanmak gerekiyor.

İşte bu nedenle mutfakta, özellikle de ısıya maruz kalan kaplarıseçerkenbilinçli olmak çok önemli. Hangi malzeme ne kadar sağlıklı ve hangitencereyinasıl kullanmak gerekiyor?

Çelik tencereler: Çelik, demir ve karbona çok az miktardadiğerelementlerin karşılaştırılmasıyla elde ediliyor. Günümüzde mutfaklarda ençoktercih edilen tencere malzemesi olan çelik, yapısı gereği ısıyı eşitdağıtmıyor.Bu yüzden kaliteli çeliklerin tabanı bakır yada ısıyı eşit dağıtanbaşka birmeteryalden üretiliyor. Pişirme süresi uzun olsada, yiyeceklereherhangi birtoksik madde geçirmeyen çelikte tencereler , aşınmaya veoksidasyona karşı sonderece dayanıklı olduklarından çelik tencereler oldukçasağlıklı gereçler.Besinler çelik tencerelerin içinde risksiz bir şekildesaklanabilir.

Çorbadan balığa tüm yemekler lezzetlerini kaybetmeden, kendi bozulmasüreleriiçinde, çelik tencereler içinde korunabilir. Çelik tencerelerdeyemekpişirirken ve temizlerken yüzeyinin metal bir ürünle sertçe ovulmasınayadaçizilmemesine dikkat etmek gerekiyor. Çift tabanlı çelik tencereler,normaltencerelere oranla BI vitaminini 1.27 kat, B2 vitaminini % 15-42, Cvitaminini% 20-36, demiri ise % 25 oranında daha fazla koruduğundan çifttabanlı çeliktencere tercih edilmelidir.

. Çelik tencerelerle yemek pişirilirken tahta kaşıkların kullanılmasınıöneriyoruz.

Teflon: Teflon ya da diğer adıyla ‘politetraflu oroxtilen’,plastiktürevi hijyenik bir kaplama maddesidir. En önemli özelliği içindepişirilenyiyeceklerin tencerenin yüzeyine yapışmaması böylece bu amaçlakullanılan yağınazaltılmasın ya da hiç kullanılmamasına imkan tanımasıdır.Teflon çokkolaylıkla mikroabrazyona uğrayıp aşınıp, besinlere geçebilecekzararlı birkaplama malzemesidir. Teflonun altında sıklıkla besinlerle temasetmemesigereken asitli aliminyum malzemesi kullanılıyor.

Teflon ürünlerinin zararlarını artık bilmeyen yok. Kanserden troide kadarbirçokzararı bulunuyor. Avrupa’da satışı yasaklanan teflonürünlerinihayatımızdan çıkartmamız yerinde olacaktır.Teflon tencere ve tavakullanmayarakteflondan bir nebze uzak kalabilsekte, tost makinalarımız, ekmekyapmamakinalarımız, çeşitli teflon mutfak gereçlerimizle farkında olmadanteflonamaruz kalıyor olabiliriz. En küçüğünden troid hormonun işlevini bozanbumeteryalden uzak durmayı daha fazla dikkate almalıyız.

Alüminyum tencereler: Bu madde ısıyı kolayca geçirdiğinden veucuzolduğundan çeşitli mutfak araçlarının yapımında kullanılır.Alüminyumtencereleri oksidasyona karşı korumak için üzerlerine alümin adlı birmaddesürülür. Bu madde alüminyumu korursa da tencerenin içindeki yiyeceğikorumaz.Tıp literatüründe alüminden zehirlenme vakaları kaydedilmiştir.Alümininalzimere ve kanda zehirlenmelere yol açıyor beyin gelişimini olumsuzetkiliyor.

Bu tür kapların içinde yiyecek piştiğinde veya yiyecek bırakıldığında

insanı düşündüren renkler oluşur :

& #8212; Elma koyu yeşile dönüşür. kiraz pişirilip 12 saat bırakılırsakabın içindeki küçük deliklerin çoğaldığı görülür.

& #8212; Suda pişen sebzeler suyunu tamamen çekince dipte beyaz birtabakaoluşur.

& #8212; Kahve birkaç saat sonra acımtırak bir tat alır.

& #8212; Yumurta akı yeşile çalar.

& #8212; Süt mavimtırak bir renk alır. Eğer kap eskiyse kaynayansütünüzerinde alüminyum parçacıklarının ince bir toz tabakası gibi yüzdüğügörülür.

& #8212; Çay duruluğunu yitirir.

Alüminyum tencereler pişirme ve saklama koşulları açısından önerilmez. Butürtencerelerde pişirilen yemeklerin bekletilmesi uygun değildir. Pişirdinizveyediniz, yemeyeceğiniz kısmın cam kaplarda buzdolabında saklanmasıgerekir.Sonuç olarak yiyecekleri alüminyum kaplarda bırakmamalı; özelliklekapeskimişse alüminyum kap kullanmamalıdır. Aliminyum kaplar günümüzde çokrağbetgörmese de farkında olmadan pek çok üründe aliminyumkarışımlarınıgörebiliyoruz. Mesela teflon tencere alt katmanları, seramik,döküm tencere altkatmanlarında aliminyum görebiliyoruz. Ayrıca aliminyum folyove aliminyumkullan-at sütlü tatlı hazır kaplarının da ana maddesinin aliminyumolduğuunutulmamalı, bu ürünlerden de uzak durulmalıdır.

Bakır: Bakır, doğada serbest ya da diğer elementlerle beraberbulunanbir madde. Çok uzun yıllardır pişirme amacıyla kullanılan saf bakırçokyumuşaktır. Bu nedenle diğer metallerle alaşım halinde kullanır.Bakırkolaylıkla okside olabilen bir madde olduğundan, hayvansal ya dabitkiselgıdalardaki proteinlerle kolaylıkla reaksiyona girebiliyor, bununsonucunda dasindirim sisteminde sorunlara yol açabilecek bakır sülfat oluşuyor.Bakırın birözelliği de aside temas ettiğinde kolaylıkla çözülebilmesi,

İşte bakır kaplar, bu nedenle kalaylanıyor ve bakırın besinlerletemasıengelleniyor. İyi kalaylanmayan bakır tencerelerden yiyeceklere kurşungeçmeihtimali vardır.

Bakır tencerelerin kullanılmasında bir sakınca yoktur, yeter ki bakırıyeşilrenge dönüşmesin. Kalayı yer yer gitmiş bir bakır tencerede yemekpişirmeninbir sakıncası olmayabilir; yeter ki pişen yemek hemen tenceredenboşaltısın.(yinede riske atmamak gerekir). İnsanı zehirleyen, yemeğin bir süretenceredekalması, yani bakırla temas etmesidir; özellikle yemekte limonvarsa.besinlerin asitleri kalayın bozulmasına neden oluyor. (Fransız reçelkitaplarıen iyi reçelin kalaysız bakır tencerede yapıldığından söz eder; kalayreçelinrengini ve çeşnisini bozar.)

Düdüklü tencere : Bunlarda ısı 110 dereceyi bulduğundan, sebzelerinbirçok özellikleri yok olur. Diastaslar 45-75, C vitamini 60, A vitamini 90, BveD vitaminleri 110 derecede yansızlaşır. Düdüklü tencere ancak biryardımcıolmalı, ya da acele yemek yapmak zorunda kalınca kullanılmalı. Yardımcıolarakkullanıldığında, geceden ıslatılan kuru sebze (fasulye, nohut v.b.)düdüklüdebir iki taşım kaynadıktan sonra ateş kesilir ve tencere soğumayabırakılır.Tencere soğuduğunda içindeki besin maddesi yumuşamıştır. Düdüklüdençıkarılanyiyeceğin pişmesi başka bir tencerede tamamlanır.

Toprak: Çok eski çağlardan beri kullanılan toprak kaplar ısıyı ağırağıryaydıkları için, uzun sürede ve kısık ateşte hazırlanması gereken yemekleripişirmekiçin idealdir. Bu tür çömleklerin toprağında herhangi bir zehirbulunmadığındanemin olmalıdır.

Toprak kolaylıkla eriyebilen bir madde olduğu için sırlanır ve buişleminindoğru ve sağlığa uygun şekilde, toksin olmayan maddeyle yapılması çokönemlidir.Aksi takdirde besinlerle özellikle sinir sistemine zarar verebilecekmaddelergeçebiliyor. Kaliteli toprak kaplar satın alarak ve ilk kullanımındanönceiçinde, 24 saat boyunca su bekleterek bu riskleri yok edebilirsiniz.Toprakkaplar, sebze ve meyvelerin vitaminlerini kaybetmeden pişirmek içinideal. Fakatgünümüzde toprak kaplara kurşun kadminyum sürülebiliyor. Bu yüzdenyüzeyiparklak olanlardan almamak ve köy usulu olanlar tercih edilmelidir.Kalitesindenemin olduğunuz toprak kapları, asidi olmayan besinleri saklamakiçinkullanabilirsiniz.

Cam kaplar: Cam, silisyum dioksit, sodyum ve kalsiyumoksitkarışımıdır.Ancak bu maddelerin oranlarına bağlı olarak değişik tür camlaryapılabilir. Campişirme tencereleri için herhangi bir sağlık sorunu yaratacakdurum söz konusudeğildir. Fırında ya da ocakta bu cam pişirme kapları da gönülrahatlığıylakullanılabilir. Gayet sağlıklı kaplardır. Cam gözeneksizdir ve asitvealkaliden etkilenmez. Bu bakımdan pişirme ve saklama kabı olarak uygundur.Bazıcam kaplar ani ısı değişikliklerinden etkilenirler ve kırılırlar. Ancaksonyıllarda ani ısı değişmelerine de dayanıklı camlar yapılmıştır. Yine decamkapları düşük ısıda pişirmekte ve ocaktan aldıktan sonra soğukyüzeyebırakmamakta yarar vardır. Cam kaplarda yiyecekler yapışabilir,bunlarıslatarak bekletme veya su konulup hafif ısıtma ile giderilebilirler.Camlarçizilirse temizlenmeleri güçleşir. Bu nedenle telle ovulmamalıdırlar.

Porselen pişirme kapları: Bu kaplarda da bir problem yok amasadeceporselen pişirme kaplarında desen verme amacıyla çok fazla süsleme yadabenzeri şeylerle boyalı maddeler kullanılıyorsa bu kaplarda zararlıolabilir.Genelde sade ve daha beyaz olanlar tercih edilmelidir. Porselenpişirmekaplarında da yine boyaların ısı esnasında yiyeceğe geçmesi mümkünolabilir, buyüzden daha dikkatli olunmalıdır. Bunların sakıncaları çabukkırılması, ateşiiyi dağıtmaması, aşırı yakıt harcaması ve yiyeceğin yüzeyiniiyipişirmemesidir. Ateşin iyi dağılmaması ve pişme süresinin uzunolmasıbesinlerdeki B2 vitaminini yansızlaştırır.

Amyant : Ateşin hızını kısmak için tencerenin altına konan bumaddeninüzerinde kesinlikleekmek kızartılmamalıdır. Kızarmakta olan ekmeğinüzerineyapışan en küçük bir amyant parçası bünyede, özellikle akciğerdebüyüktahribatyapar.

Emaye: Dünyanin en eski kaplama malzemesi olan emaye metalinüzerinesikica yapisan anorganik camsi bir kaplamadir. Emaye kaplamanin amaciyüzeyikorumaktir. Ayrica korozyona karsi korudugu yüzeye çok degerliestetiközellikler katar. Yüzeyi pürüzsüzlestirip camsi bir parlaklik saglar.Aynizamanda kolay temizlenir ve hijyeniktir. Zamana karsi dayaniklioldugundanrenkleri solmaz ilk günkü görüntüsünü korur, dis etkilere karsidayaniklidir.Emayeler koku ve tat olarak nötr kaldiklarindan, Emaye saklamakaplarindatutulan yiyeceklerin tatlarinda ve kokusunda bir degisiklik meydanagelmez. Bunedenle buzdolaplarinin iç kisimlari da emaye kaplanmaktadir. Sogugave sicagakarsi dirençlidir, ani isi degisimlerinden etkilenmez.

Ancak emayelerin özellikleri tek baslarina yeterli degildir. Çünkü tekbaslarinakullanilmazlar her zaman bir madene bagli bulunurlar. Bu nedenlekaplandiklarimadenle uyumlari çok önemlidir. Kendilerine en uygun madenebaglanmalidirlar.Tek başına emaye olan kaplarda sağlıklıdır ama diğeralaşımları tam olarakbilinmelidir.

Maden üzerine emaye kaplar : Ateşe konan tencerelerin ensağlıklısıdır.Emayenin yüzeyi çatlak değilse yemek sağlıklıdır. Çatlak yüzeyliemayede, öbürmaden tencerelerde olduğu gibi, emayenin altındaki maden yemeğesızabilir.Emaye ince bir madenin yüzeyini kaplıyorsa, bu tür tencerenin ömrüuzun olmaz.Bu nedenle kalın bir maden üzerine kaplı emayeleri tercih etmektefayda var.

Dökme Demir tencereler: En sağlıklı olan pişirme kaplarıdır.Demirdoğada serbest şekilde bulunan bir madde. Çok kolay ve çabuk bir şekildeoksideoluyor, çözülebiliyor. Demirden yapılmış kızartma kaplarının kullanımıoldukçayaygın. Çünkü yüksek ısıya karşı çok dayanıklı bir madde.

Demir kapların sağlık üzerinde ilginç bir etkisi var. Bu kapların kansızlığaiyigeliyor. Demir kaplardan besinlere, demir geçebiliyor. Ancakdemirdekioksidasyon yiyeceklerin lezzetini bozabiliyor. Bu nedenle demirtencere almakisteyenlerin en kaliteli olanları tercih etmesi uygun. Demirkaplar saklamakiçin hiç uygun değil, bu nedenle yiyecekler piştikten sonrahemen başka kaplaraaktarmalısınız.

Döküm tencerelerle ilgili olarak; birçok döküm tencere çeşidi mevcut fakatenideal olanı %100 demir döküm olan ağır tencereler. Bunların taşınmasıdaoldukça zor çünkü çok ağırlar. Bulaşık makinasına da konmuyorlar. Ağırkimyasaltemizleyici kullanılmıyor.Islakta bırakılmaması gerekiyor, paslanmaolmamasıiçin. Bu yüzden bu tencereleri çok aşırı titiz hanımlara tavsiyeetmiyoruz 🙂

Demir döküm üzerine emaye kaplar : Yemek pişirmede belki de eniyisonuçlardan biri demir döküm emaye tencerelerde alınır. Tencerenin dibivekendisi kalın olduğundan, emayın çatlaması ve yemeğin dibini tutmasıolasılığıazdır. Demir ısıyı çok iyi geçiren bir madendir. Bir sakıncası vardır,o daağır olmasıdır. Demir pişen yemeğe sızar mı? Sızsa da önemi yoktur, çünküdemirzehirli değildir.

Seramik pişirme kapları: Seramik Tencereler eğer gerçek seramik isesorunteşkil etmezken, son teknoloji olan nanoteknoloji iseler sağlıkaçısındanriskler taşıyorlar. Seramik tencere ürün segmentinde dikkatli olup,seramikkaplı, cam – seramik kaplı ya da doğal minerallerden üretilen veiçeriğindekanserojen maddeler bulunmayan ekolojik diye nitelendirilen tavalar,tencerelertercih edilmelidir. Seramik pişirme tencerelerinde herhangi bir çatlak,kırıkya da benzeri bir şey olmamasına özen gösterilmelidir, çünkü kırıkveçatlaklarda oluşabilecek birtakım zararlı maddeler yiyecekle temasedebilir.Çatlak, kırık olmayan ısıya dayanıklı seramik pişirme kapları,özelliklefırınlama yönteminde çok rahatlıkla kullanılabilirler.
rehnuma.org

Elif6 Nisan 2013

Kaynak:http://www.kadinlarkulubu.com/forum/index.php?threads/hangi-tencere-daha-saglikli.611374/

 

Yerli mermerde radyasyon iddiası; 3. havalimanında Türk taşı kullanılmayacak mı?

’Yerli mermerde radyasyon iddiası;  3. havalimanında Türk taşı kullanılmayacak

İstanbul Mermerciler Derneği: Böyle projelerde yerli ürün olmalı’’ haberi

Kaynak: https://t24.com.tr/haber/yerli-mermerde-radyasyon-iddiasi-3-havalimaninda-turk-tasi-kullanilmayacak,376994- 15Aralık 2016 08:00

HABERMETNİ

‘’İstanbul’da inşaatı devam eden 3. Havalimanında yerli mermer ya da Türk doğal taşı kullanımı için yürütülen çalışmalar boşaçıktı. Bazı ithalatçı firmaların”Türk taşında radyasyon yüksek” diye başlattığı ileri sürülen lobinin etkili olduğu iddia edildi. Projede Çin ya da Brezilya taşlarının kullanılacağı ileri sürülüyor. Hürriyet’ten Sadi Özdemir’in haberine göre,Türkiye’nin enbüyük, dünyanın sayılı projeleri arasında yer alan ve inşaatı devam eden 3.Havalimanında yerli doğal taş ya da Türk mermeri kullanılması için yürütülenlobi faaliyetlerinin fayda vermediği bildirildi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’akadar meseleyi anlatan İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kahyaoğlu, “Kendisi de bize destek vermişti. Belki 100 yıl boyunca ülkemizin vitrini olacak bu dev projede yerlitaş kullanılması için tüm görüşmeleri yapmıştık. Ancak birileri ki kendileri aksini söylese deithalatçıdır mermerimizde yüksek radyasyon olduğunu ilerisürüp bilgisizce karalama yaptılar. Bu arkadaşlar ne yazık ki Türk taşına ihanet ettiler. Şimdi büyük ihtimalle Çin ya da Brezilya’dan getirdikleri granitleri projeye satacaklar” dedi’’.

Dr.Eşref Atabey görüşü

Öncelikle, böyle bir tesiste hem yerli, hem de ülke ekonomisine katkı anlamında Türkiye’nin taşının kullanılması gerektiğini düşünmekteyim.

Yerli mermerde radyasyon fazla iddiasında bulunup dayurt dışından mermer ithal etme düşüncesinde olanların, bilimsellikten uzak,araştırma sonuçlarına dayanmayan kararlar almasını, tamamen ticari kaygılara dayandığını ve ülkemizi düşünmeyen, ekonomik olarak ta kayıplara neden olabilecek kararlar olduğunu düşünmekteyim. Haberde mermerlerin radyoaktiviteleriyle ilgili hiç bir rakam, değer açıklanmamış.

Aşağıda mermerin tanımı yapılmaktadır. 3.Havalimanında kullanılacak olan mermer çeşidi de GRANİT olmalı. Granitin tanımı aşağıda belirtildiği gibi;magmatik bir kayaç ve bileşiminde % 60’ara varan potasyumfeldispat mineralleri bulunmaktadır. Granit kayasının bu bileşimi; Çinde de,Brezilyada da Dünyanın başka yerlerinde de değişmemektedir. Bünyesinde potasyum olduğuna göre her granit bir miktar radyoaktiviteli olacak demektir. Doğaltaşlar içinde bileşiminde bulunan uranyum, toryum ve potasyum elementleri dolayısıyla radyoaktivitesi en yüksek olanı granitik kayaçlardır. Dünya’nın tüm yörelerindeki granitik kayaçlar biraz radyoaktivitesi vardır.

Türkiye’deki granit türü mermerde radyasyon yüksek demek,  kamuoyunu yanıltmaya, tamamen ticari kaygılara yönelik düşüncelerdir. Çin ve Brezilya granitlerinde de radyoaktivite vardır. Denetimsiz olarak yurt içine giren Çin Granitlerinin radyasyonlu olduğu hakkında, yıllarca basında haberler çıktı. Hatta bu konuda TAEK tarafından aşağıdaki basın toplantısı metni yayımlandı.

Kaplama amaçlı kullanılacak olan granitte radyoaktivite doz hızı nedir? Tüm hesaplamalar yapılmadan,kamuoyuna Türkiye granitleri radyasyon fazladır demek, başta ülkemize zarar verecek bir tutumdur. Bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuşturki; bir insanın bir yılda alacağı radyasyon doz sınırı 2-5 miliSieverttir (Bknz. Yüksel Atakan. Radyasyon ve Sağlığımızkitabı.Nobel yayınları-Ankara).

Soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, toprakta,gıdalarda ve vücudumuzda doğal radyasyon vardır. Havadan, sudan, topraktan vegıdalar ile bir de hastanelerde tedavi sırasında, röntgen, PET, ultrason gibi cihazlardan, değişik yerlerdeki X-Ray cihazlarından, elektromanyetik cihazlardan belli oranda radyasyon alındığı, bunlar arasında en fazla radyasyon alımının sigara içenlerde ve sigara dumanına maruz kalanlarda olduğu bilinmektedir. Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; günde bir paket (20 adet) sigara içen bir kişinin yıllık aldığı radyasyon dozu 106 miliSieverttir (Bknz. Yüksel Atakan. Radyasyon ve Sağlığımız kitabı.Nobelyayınları-Ankara). Yıllık alınması gerekli sınır olan 2-5miliSievertin 25-50 katı.

Hesaplamalara göre granit kaplamadan dolayı radyasyon riski kat kat önemsenmeyecek düşük oranlarda. Granit kaplama üzerinde bir kişi yılın en az 360 günü sürekli kaplama üzerinde uzanarak yatsa, ya da otursa bile alınacak radyasyon, hastanelerde teşhis için çektirilen farklı radyolojik tetkikler,girip çıktığımız AVM’ler, kurum ve kuruluşlardaki X-Ray cihazları,elektronikcihazlar, cep telefonları, havadan, gıdalardan, topraktan aldığımız günlük radyasyondan çok çok az önemsenmeyecek oranda olacaktır (sigara içenler zaten yıllık radyasyon limitini çok çok aşmaktadırlar). Radyasyonla ilgilihesaplamalar (Bknz. Yüksel Atakan. RadyasyonveSağlığımız kitabı. Nobel yayınları-Ankara).

Haberde konu edilen ‘’Yerli mermerde radyasyon iddiası’’ başlığındaki radyasyon kelimesi tamamen yanlışve yanıltmaya yönelik bir ifadedir.

Radyasyon; 1-Doğal, 2-Yapay olarak iki çeşittir.

Burada sözü edilen doğal radyasyondur ve başlıkta da‘’doğal radyasyon’’ifadesi geçmeliydi. Radyasyon denilince insanların zihninde farklı bir anlam olmakta, hastanede, değişik yerlerde alınan radyasyon anlaşılmaktadır.

Granit kaplamalarla ilgili; kullanılan doğal taşın hemhammadde olarak,hem de kaplama olarak kullanıldığı yerde radyasyon fizikçileri tarafından gerekli ölçümler yapılıp, yıllık doz hesaplamaları yapılmadan; bilimsel bir rapora dayandırılmadan ve insanlar üzerindeki etkileri ortaya konmadan;

‘’TÜRKİYE MERMERİNDE RADYASYON FAZLA’’ diyerek,GRANİT mermer ithal etmek, ülke ekonomisi açısından doğru olmayacaktır.

MERMER NEDİR?

Kesilip,parlatılabilen-cila tutan her türlü doğal taşa endüstriyel anlamda MERMER adı verilmektedir. Jeoloji kanlamda mermerin tanımı farklıdır. Mermer; kıtaların hareketiyle yerin derinliklerinde yüksek basınç ve sıcaklık altında metamorfizma geçirmiş, % 95 kalsiyum karbonat bileşimli, sedimanter kökenli karbonat kayaçlarının (kireçtaşı) yeniden kristallenmeleriyle oluşur. Bileşiminde az miktarda silisyum, demiroksit,feldispat, mika, florit olabilir. Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. Yabancı maddeler nedeniyle sarı, pembe,kırmızı, mavimtırak, esmer ve siyahrenklerde olabilir.

Magmatik,volkanik, metamorfik ve sedimanter kökenli kesilebilen ve parlatılabilen her türlü doğal kayaçlar mermer olarak işlenebilir. Bunlar  içinde yaygın kullanılanlar; magmatik kökenli olanlardan GRANİT, GRAN bulunabileceğinden; doğal taşlar içinde radyoaktivitesi en yüksek olanı GRANİTİK kayaçlardır. Kilogramda 1000 Bq’e kadar (Bknz. Yüksel Atakan. Radyasyon ve Sağlığımız kitabı. Nobel yayınları-Ankara).

5 Haziran 2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girenMaden Kanununda Mermer;‘ II. Grup madenler; Dekoratif taşlar, Traverten,Kalker, Dolomit, Kalsit, Granit, Siyenit, Andezit, Bazalt ve benzeri taşlar’içerisinde yer almaktadır.

GRANİT NEDİR?

Granit, yerkürenin milyonlarca yıl süren jeolojik oluşum dönemlerinde oluşmuş doğal magmatik kayalarıdır.  Sert, kristal yapılı minerallerden meydana gelen taneli görünüşlüdür. Genellikleaçık renkli olup, % 30-60 oranında potasyum feldispat, % 10-40 oranında kuvarstan meydana gelmiştir. Kimyasal bileşiminde ise % 69 üzerinde SiO2 vardır. Doğada dayksilis ve batolitler halinde bulunabilir. Plüton içindeki taneler çoğunlukla gözle görülebilir büyüklüktedir. Esasmineralleri feldspatın ortoklas cinsi ile az miktar da plajiyoklas ve kuvarstır. Ayrıca mikahornblendpiroksen veikinci gruba giren turmalinapatitzirkon, granat, manyetit gibi mineraller de bulunabilir. Granitlerin renkleri, genellikle açık olmaklabirlikte, içindeki  feldispatların vediğer minerallerin cins ve miktarına göre gri, pembe, turuncu olabilir. Gri,bej, pembe, koyu gri renklerde olabilir. Ferromagnezyum olmayanlar açık renklidirler. Granit kayası içinde görülen koyurenkli benekler biyotit mineralidir. Beyaz ve pembemsi  renkli olanlar; feldispat, camsı görünümlü olanlar ise kuvars mineralleridir. İnce taneli granitdaha ziyade tuz-biber karışımını andırır. Sert ve dayanıklı olduğundan yapı işlerinde kullanılır. Kolay yarılabildiğinden merdiven basamağı, moloz taşı,kaba yonu taşı, mutfak tezgahı, döşeme kaplamaları, kaldırım taşı, bordür taşıve mıcır imalinde kullanılır. İyi cila tutar. Yoğunlukları 2600–2800 kg/marasındadır. Basınçdayanımları 1600–2400 kg/cm2 ‘dir.

 

Dünya ortalaması GRANİT’in kimyasal bileşimi(2485örnek)

(HarveyBlatt ve Robert J. Tracy(1997). Petrology (2.baskı). New York: Freeman.p. 66. ISBN 0-7167-2438-3).

  SiO2 72.04% (silis)  
  Al2O3 14.42% (alüminyum)  
  K2O 4.12%  
  Na2O 3.69%  
  CaO 1.82%  
  FeO 1.68%  
  Fe2O3 1.22%  
  MgO 0.71%  
  TiO2 0.30%  
  P2O5 0.12%  
  MnO 0.05%  
Bileşimlerine göre magmatik kayaçlar
Tür Ultramafik
<  %45 
SiO2
Mafik
<  %52 
SiO2
Ortaç
%52–63 
SiO2
OrtaçFelsik
%63–69 SiO2
Felsik
> %69 
SiO2
  Yüzey      kayaçları:
 Yarı  derinlik  kayaçları:
 Derinlik  kayaçları:
Komatit
Kimberlit,Lamproit
Peridotit
Bazalt
Diyabaz

 

Gabro

Andezit

 

 

Diyorit

   Dasit

 

 

Granodiyorit

Riyolit
AplitPegmatit
Granit


GRANİT TÜRÜ MERMERDE RADYOAKTİVİTE RİSKİ VAR MI?

TAEK WEB sayfasında; ‘’11 ve 12 Haziran2012tarihlerinde yazılı basında ve internet sitelerindeki haberlerde yapımalzemesiolarak kullanılan İTHAL GRANİTLERİN YÜKSEK MİKTARDA RADYOAKTİVİTEİÇERDİĞİ VEAKCİĞER KANSERİNE SEBEP OLDUĞUNA İLİŞKİN İFADELER YER ALMAKTADIR. Bukonuda Türkiye Atom EnerjisiKurumu’nun aşağıdaki basın açıklamasında gereklibilgiler verilmiştir’’. şeklindebelirtilmektedir.

13Haziran 2012 TAEK Basın açıklaması (http://www.taek.gov.tr/basin-aciklamalari/98-2012/234-basin-aciklamasi-no-022012.html)

”Bütün yapı malzemelerinde değişik miktarlarda doğal radyonüklitler bulunmaktadır. Granit,magmanın yerkabuğu tabakaları arasında yavaş yavaş katılaşması sonucu oluşan magmatik bir kayaçtır ve doğal olarak uranyum (238U), radyum (226Ra), toryum (232Th) ve potasyum (40K) radyonüklitlerini içerir. Bu radyonüklitlerin aktivite konsantrasyonları (kilogram başına aktivite, Bq/kg),bulunduğu bölgenin jeokimyasal yapısına ve jeolojik oluşumuna göre değişmektedir.

Yüksek oranda radyoaktivite içeren yapı malzemelerininkullanılmasının sınırlandırılmasına ilişkin olarak hâlihazırda EN (European Norm) standardı mevcut değildir. Avrupa Komisyonu tarafından 1999 yılında yayımlanan raporda (EC 1999 Office European Commission Report on Radiological protectionprinciples concerning the natural radioactivity of building materials,Radiation protection 112, Directorate-General Environment, Nuclear Safety andCivil Protection, Luxembourg), yapı malzemelerinden kaynaklanan yıllık etkin doz, 1 mSv olarak sınırlandırılmış ve bu değerin üzerinde yıllık etkin doza sebep olabilecek miktarda radyoaktivite içeren yapı malzemelerinin,üye ülkelerde kullanımlarının kısıtlanması tavsiye edilmiştir. Ülkeler bu tavsiyeleri kendi ekonomik ve sosyal durumlarını gözönünde bulundurarak konu ile ilgili düzenlemelerine yansıtmaktadır. Söz konusu Komisyon raporunda belirtilen ve 1 mSv yıllık etkin dozun altında tutabilmek amacıyla yerkabuğu kökenli yapı malzemelerinin kullanılmasının radyolojik açıdan değerlendirilmesinde radyolojik parametre olarak bir aktivite konsantrasyon indisi belirlenmiş olup, Kurumumuz tarafından yapılan analizlerin sonuçlarının değerlendirilmesinde de bu indis kullanılmaktadır.

Bu çerçevede,Türkiye’deki yapı malzemelerinin içerdiği radyoaktiviteye ilişkin olarak Türkiye’nin farklı jeolojik bölgelerinden temin edilen ve 33 farklı yapımalzemesini temsil eden toplam 1033 yapı malzemesi numunesinin 226Ra, 232Thve40Kaktivite konsantrasyonları Kurumumuz tarafından ölçülmüştür.

Bu çalışma sonuçlarına ilişkin veriler değerlendirilerek 2008 yılında yayımlanan teknik rapor da, granit örneklerinde ölçülen doğal radyonüklit aktivite konsantrasyonlarının ortalama değerlerinin yerkabuğu ortalamasından büyük olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, malzemenin kullanıldığı hacim ve yere bağlı olarak, aktivite konsantrasyon indisi değerleri dikkate alındığında rapor kapsamında incelenen MERMER,GRANİT, TRAVERTEN VE MOZAİK KAPLAMA MALZEMELERİNİN DIŞ VE İÇ MEKÂNLARDA,KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK KULLANILMASININ RADYOLOJİK AÇIDAN HERHANGİ BİR SAKINCASI OLMADIĞI SONUCUNA VARILMIŞTIR. Öte yandan, ithal edilen yerkabuğu kökenli yapı malzemelerine ilişkin düzenlemelere radyolojik değerlendirmenin de dâhil edilmesi durumunda Kurumumuz, ilgili kurum ve kuruluşlara her türlü teknik destek ve işbirliğine hazırdır.

Diğer taraftan,yapı malzemesi numunelerinin radyoaktivite analizleri Kurumumuzun İstanbul’daki Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi veya Ankara’daki Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi laboratuvarlarında yapılmakta olup irtibata geçmek için iletişim bilgilerine Kurumumuzun internet sayfasından ulaşılması mümkündür”

15.12.2016

Dr.EŞREFATABEY

TıbbiJeoloji Uzmanı

 

YükselBey                                                              16 Aralık 2016 19:21

Dün basında çıkan (15.12.2016) ”yerlimermerde radyasyon fazla” haberini ekte gönderiyorum.

saygılarımla

 

… ŞİRKETİ

 

Sayınİlgililer                                        17 Aralık 2016 12:24

 

Yerli mermerde radyoaktivite iddiasıylailgili ekteki yazıyı okudunuz mu? Ben radyasyon uzmanıyım ve Almanya’dayım.Yerli mermerlerde radyoaktivite ölçümleri yapılıyormu ve 3.Hava limanındakullanılacak mermerlerde ölçüm yapılmış mı?  Brezilyada doğal radyasyonuçok yüksek olan yerler var. Eğer mermerler oralardan gelirse daha fazlaradyasyon da ortaya çıkabilir. Aslında mermerdeki radyoaktivite,granite oranlagenellikle çok düşüktür. Mermerin Hava Alanının neresinde kullanılacağıoralarda insanların yakın temasta olup olmayacakları daönemlidir. Şirketinizmermer işi yapıyor mu ve mermerler ülkemizin neresinden çıkarılıyor ve bunlardaradyoaktivite ölçümleri (radyum, toryum ve potasyum ölçümleri) yapılıyor muyapılıyorsa sonuçlar elinizde var mı varsa bana iletebilir misiniz?  Yapımalzemesindeki radyoaktif maddelerle ilgili Radyasyon ve Sağlığımız kitabımdada bazı bilgiler var:
https://www.nobelkitap.com/kitap_113005_radyasyon-ve-sagligimiz.html

Belki popüler bilim dergileri veportalları için yeni bir yazı da yazabilirim ve dışarıdan mermer getirilmesininönlenmesine katkıda bulunabiliriz. Bu konudaki düşüncenizi gecikmeden yazmanızricasıyla. Bu konuyla ilgili değerli meslektaşım Jeoloji Y. Müh. Dr. EşrefAtabey belki sizinle ilişki kurabilir.

 

Selamlarımla

Yüksel Atakan,Dr.

RadyasyonFizikçisi

Almanya

 

EşrefBey                                                                 17 Aralık 2016 14:32

Kimyasal olarak kalsiyum karbonat olanmermer, doğada içindeki katkı maddesinin cins ve miktarına göre bir miktarfarklı radyoaktivite gösterebilir. Mineralojide mermer,  gyps, kalker sınıfında mı?

Selamlar

Yüksel Atakan

YükselBey                                                   17 Aralık 2016 15:14

 

Gazete haberinde adıgeçtiğinden, kendisini bilgilendirmek amacıyla, İstanbul Madenihracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu’yla telefonlagörüştüm. Sonra da kendisine yukarıdaki görüşümü gönderdim. Yazıda Mermertanımınıda yaptım.

Saygılarımla

Eşref Atabey

EşrefBey                                                                            17 Aralık 2016 19:54

 

Yazınızı okudum. Epey uzun yazmışsınız,onlar bunları okuyacaklarını ve anlayacaklarından emin değlim. Yapacakları şey:ölçüm yaptırıp TAEK’den temiz raporu aldırmaları en kısa yoldur. Onlara bunuönermeniz yararlı olabilir. Havaalanında kullanılacak mermerler hangi cinsbilinmesi gerek. Eğer granit kökenli ise bildiğiniz gibi aktivitesi birazfazladır. Siz Ankara’daki yazdığım şirketle konuşursanız belki  ekbilgiler alırsınız. Aşağıdaki Almanca  isimlerden hangisi mermere uyar?Koyu renkle işaretleyip bana yollamanız ricasıyla.

Not: yazılarınızda yıllık değerlere dozhızı yerine sadece ‘ yıllık doz’ demeniz daha iyi olur. Doz hızıgenellikle saatlik değerler için kullanılmakta.

Selamlar

yüksel

Granit100 (30 – 500)120 (17 -311)1000(600 – 4000)Gneis75 (50 – 157)43 (22 – 50)900 (830 – 1500)Diabas16 (10- 25)8(4 – 12)170 (100 – 210)Basalt26 (6 – 36)29 (9 – 37)270 (190 -380)Granulit10 (4- 16)6 (2 – 11)360 (9 – 730)Kies, Sand, Kiessand15 (1 – 39)16(1 – 64)380 (3 -1200)Natürlicher Gips, Anhydrit10 (2 – 70) < 5(2 – 100)60 (7- 200)Tuff,Bims100 (< 20 – 200)100 (30 – 300)1000 (500 – 2000)Ton, Lehm<40 (< 20- 90)60 (18 – 200)1000 (300 – 2000)Ziegel, Klinker50 (10 – 200)52(12 – 200)700(100 – 2000)Beton30 (7 – 92)23 (4 – 71)450 (50 -1300)Kalksandstein,Porenbeton15 (6 – 80)10 (1 – 60)200 (40 – 800)Schlacke ausMansfelderKupferschiefer1500 (860 – 2100)48 (18 – 78)520 (300 – 730)Gips ausderRauchgasentschwefelung20 (< 20 – 70)< 20<20Braunkohlenfilterasche82(4 – 200)51 (6 – 150)147 (12 – 610)

 

YükselBey                                                             17 Aralık 2016 20:49

 

Maden ihracatçıları Birliğiüyeleri genelde maden ya da jeoloji ile ilgili olabildiklerinden yazıyıuzun tutmuştum. Ali Kahyaoğlu yazıyı almış. Bilgi için  teşekkür etti. Dozhızı ile ilgili uyarınız için teşekkür ederim.Düzelteceğim.

Göndermiş olduğunuz Almanca kayaçisimlerinden mermer olarak kullanılabilecek (yani parlatılabilen) özellikgösterenleri kırmızı olarak işaretledim. Listede sadece GRANİT mermer olarakdeğerlendirilmekte ve işletilmektedir. Diyabaz ve Bazalt  parlatmaya pekelverişli olmadığından daha çok doğal haliyle kaldırımtaşı, yer karosu ve duvarkaplamalarında kullanılmaktadır. Granulit ve Kalksanstone (kumlu kireçtaşı)kısmen mermer olabilir, ancak işletilen pek yoktur. Diğerleri mermer olarakdeğerlendirilmemektedir.

Selam vesaygılarımla

Eşref Atabey

 

Granit 100(30 – 500)120 (17 – 311)1000 (600 – 4000),Gneis 75 (50 – 157)43 (22 – 50)900(830 – 1500), Diabas16(10 – 25)8(4 – 12)170 (100 – 210), Basalt 26 (6 – 36)29 (9 – 37)270 (190 – 380), Granulit 10 (4 – 16)6 (2 – 11)360 (9 – 730),Kies, Sand, Kiessand 15 (1 – 39)16 (1- 64)380 (3 – 1200), Natürlicher Gips,Anhydrit10 (2 – 70) < 5(2 – 100)60 (7- 200), Tuff, Bims100 (< 20 -200)100 (30 – 300)1000 (500 – 2000), Ton,Lehm< 40 (< 20 – 90)60 (18 -200)1000 (300 – 2000), Ziegel, Klinker50 (10- 200)52 (12 – 200)700 (100 -2000), Beton30 (7 – 92)23 (4 – 71)450 (50 -1300), Kalksandstein, Porenbeton15 (6 – 80)10 (1 – 60)200 (40- 800),Schlacke aus Mansfelder Kupferschiefer1500 (860 – 2100)48 (18 – 78)520(300 -730), Gips aus der Rauchgasentschwefelung20 (< 20 – 70)< 20<20,Braunkohlenfilterasche82 (4 – 200)51 (6 – 150)147 (12 – 610)

 

EşrefBey                                                                 17 Aralık 2016 22:21

Mutfak tezgahı olarak genellikle kullanılanbeyaz mermer CaCo3 ise bu Kalksandstein olmalı değil mi? Bunakireç kum taşı mıdiyoruz? Granit ise SiO2 olarak neden mermer oluyor? Havaalanında hangi cins venerede kullanılabilir? Bu konuları iyice açıklığa kavuşturmadan ve ölçümsonuçları olmadan spekülasyon yapmamak gerekir.

Selamlar

Yüksel Atakan

 

 

Yüksel Bey                                                      17 Aralık 2016 23:35

Mutfak tezgahında kullanılan beyazrenkte, rekristalize kayaç, jeolojide asıl mermerolarak tanımladığımızkayaçtır. Granit, magmatik bir kayaç olup, jeolojikanlamda mermerdeğildir.  Ticarianlamda (endüstriyel anlamda) kesilip-plaka halinegetirilebilen-parlatılabilen-cilatutan her kayaca mermer denir.  Dolayısıyla bizim jeolojik terimolaraktanımladığımız asıl mermer (rekristalize kireçtaşı) ve diğerkesilipparlatılabilen tüm kayaçlar granit dahil  piyasada ticari anlamdamermerolarak tanımlanmaktadır. Bahsettiğiniz kalksandstein; kalkerli kumtaşı yadakumlu kireçtaşı (kalkarenit) demek olup, sedimanter bir kayaçtır. Granit isemagmatik bir kayaçtır. İçindeki radyoaktif elementleri de magmadan alır.3.Havalimanında kullanılacak olan mermer türü GRANİTtir. Granit havalimanında;yer döşemesinde ve duvar ve sütun, cephe kaplamalarında plaka halindekullanılacaktır herhalde.

Selam

Eşref Atabey

 

Eşrefbey                                                                 18 Aralık 2016 11:17


Yani SiO2 oluşan kaya ve granite mermer deyip granit in radyoaktiviteölçümlerini kullanacağız. Gerçek mermer için kalkerenit değerleri mi geçerliolacak?
Selm

Yüksel Atakan

 

18 Aralık 2016 11:20

TAEK’nin 2008’deki 1300 ölçümünortalamaları bir yerde yayınlamdı mı?y.

 

Yüksel Bey                                                   18 Aralık 2016 13:11

Piyasada cila tutan her kayaca mermerdeniliyor. Oysa jeolojik terim olarak mermer tanımı; sadece kalsiyumkarbonattan oluşan karbonat kayaçlarının metamorfize geçirmiş olanı için kullanılır.Yani mutfak tezgahlarında kullandığımız süt beyazı mermer gibi. Piyasadagranite de,diyabaza da, travertene de, serpantine de vd parlatılabilen hepsinemermer adıveriyorlar. Granitinbileşiminde %30 SiO2 den oluşan kuvars minerali, %70 de potasyum feldispat(plajiyoklas, ortoklas) mineralleri,ayrıca,  mika, biyotit, amfibol,piroksen, turmalin, apatit, zirkon, magnetit vd mineraller bulunmaktadır.Dolayısıyla granit sadece SiO2 kimyasal bileşimideğil, içinde K, Na,Mg, Ca, Fe, Al, F, Mn, oksitler, vd elementler de bulunmaktadır.  Mermer diye jeolojidetanımladığımız rekristalize kireçtaşı bileşimi isesadece CaCO3 tür. İçinde çokaz tali mineral bulunabilir.  Havaalanında kullanılacak olan GRANİT kayası.Ticari-endüstriyel olarak ta buna mermer deniliyor. Ama jeolojik tanımolarakgranittir.  Gerçekdeğerler için kalkarenit değerleri gibi bir şey geçerli değil. Kalkarenithomojen yapıda ve sıkı olmadığından parçalanabilir. Dolayısıyla mermer olarakkullanılmamaktadır. Ama çok küçük plaka  yapılabilir. TAEK 2008 deki 1300ölçümün ortalamalarını bir yerde yayımladığı konusunda bilgim yok.

Selam ve sevgilerimle

Eşref Atabey

 

Zirkonyum elementi-Tava ve tencerelerde zirkonyum kullanımı sağlıklı mı?

Zirkonyum elementi-Tava ve tencerelerde zirkonyum kullanımı ve sağlık
ZİRKONYUM ELEMENTİ-TAVA VE TENCERELERDE ZİRKONYUM KULLANIMI VE SAĞLIĞA ETKİSİ-Eşref Atabey

Adıve soyadı: Serkan Genç                             6 Haziran2016 22: 51
Eposta adresi : serkangenc1980@gmail.com
Cep telefonu : …
Mesajı: Merhabalar hocam. Benim size sorum zirkonyum tava ve tencerelerle ilgili olacak.. M.C… adındaki işletme bu tava ve tencereleri satıyor. Zirkonyum elementini araştırınca karşıma diş protezlerinde kullanıldığına dair bilgilerçıktı.. Başka bir bilgi bulamadım. M.C’nun sitesinde tavanız çizilse dekullanmaya devam edebilirsiniz, sağlığa zararlı değildir şeklinde bir bilgivar.. Bu konu hakkındaki fikirlerinizi merakla bekliyorum.. saygılar,sevgiler..

Sayın Serkan Genç

İlginiz için öncelikle teşekkür ederim. Konuyu daha iyi anlamanız için size geniş bir açıklamada bulunacağım.

Zirkonyumun özellikleri

Zirkonyum bir iz elementtir.Zirkonyum elementi; zirkon, baydellit ve kosnerit gibi bazı minerallerde bulunur. Gümüş beyazı renktedir. Ergime noktası 1855  0C, kaynama noktası 4409  0C derecedir. Zirkon mineralinin kimyasal bileşimi: ZrSiO4.  Zirkon;granit ve siyenit gibi magmatik kayalar ile şist ve gnays gibi metamorfikkayalarda bulunabilir. Bünyesinde Hafniyum izotopunun yanı sıra radyoaktif uranyum ve radyojenik kurşun izotoplarınıda bulundurur. Bu sebeple mineral, radyometrik yaşlandırma yöntemlerinde kullanılır. Zirkonyum çok reaktif bir element olup, havada ve sıvı içinde hemenoksitle kaplanır ve aşınmaya karşı dirençli hale gelir. Zirkonyumun tava vetencerelerde kullanılmasının nedeni, sıcaklığa ve aşınmaya karşı dayanımlı olmasındandır.

Zirkonun yüksek ısı iletkenliği ve yüksek yoğunluğu, ergimiş metalin daha hızlı bir şekildesoğumasını sağlar. Zirkon, silis kumunun ısı iletkenliğininve yoğunluğunun yaklaşık iki katına sahiptir ve ondan iki kat daha fazla ısıemebilir. Sonuçta soğuma olayı silis kumuna göre yarı yarıya daha kısa zamandagerçekleşir. Zirkonun dökümcülükte kullanılan en büyük özelliği, ergimiş metalekarşı dirençli olmasıdır. Bu yüzden zirkon ve ergimiş metal arasında sürtünmeve tutma (yapışma) meydana gelmez. Böylece düzgün ve pürüzsüz yüzeyler elde edilir. Seramik sırının zirkon kapsamı % 4-15 arasında değişir. Daha yüksek zirkon içeriği seramik yüzeyinde hafif bir pürüzlülüğe yol açar. Baydellit (ZrO2) diğeroksitler gibi iyonik bağlı olup, saydamlık, ısı ve elektrik iletimine direnç, diamanyetizma, kimyasal kararlılık ve yüksek sıcaklıklarda iyonik iletkenlikgibi üstün özelliklere sahiptir. Ayrıca yüksek elastik modül ve sertlik,gevreklik, refrakterlik, düşük termal genleşme katsayısı, korozyona direnç ve yüksek sıcaklıklarda düşük buhar basıncına sahip olması gibi avantajları da mevcuttur. Zirkonsilikat minerali ısıtıldığında 1500-1800° C arasında ZrO2 ve SİO2camı oluşturur.

Zirkonyumun kullanımı

Zirkon ve zirkonyum türevleri genel olarak demir-çelik,refrakter malzeme, seramik, boya, kağıt, tekstil, gübre, nükleer santraller, makina, uçak, elektrik-elektronik, makyaj malzemesi, kimya ve deri endüstrilerinde gittikçe artan miktarlarda kullanılmaktadır.

Zirkonyum kimyasalları çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptirler. Kişisel bakım malzemesi olarak ter önleyici, oje ve çeşitli kremlerin bileşiminde kullanılır. Zehir, yapıştırıcı, gıda ambalaj, deri tabaklama, kumaş işleme gibi endüstri dallarında ve böbrek diyaliz makinalar ve filtrelerinde yaygın olarak zirkonyum kimyasalları kullanılmaktadır. Yüksek fiziksel ve kimyasal dayanımı sebebi ilezirkon, nükleer santrallerin yakıt çubuklarında da kullanılmakta ve bu özelliğinden dolayı ayrı bir önemi bulunmaktadır. Zirkonun asıl kullanım alanı refraktör sanayidir. 2500°C dendaha yüksek ısıya dayanıklı özel refrakter tuğla imalinde kullanımı çok önemlidir. Ayrıca elektroporselen, laboratuvar porseleni ve buji imalinde kullanılır. Seramik sanayinde zirkon, hem bünyedehem de suda kullanılmaktadır. Bünyede kullanıldığında çatlamayı engeller ve dayanımı arttırır. Yüksek sıcaklık ve aşınmaya karşı dirençli seramikler için özellikle uçak motorlarında önemli hammaddelerden birisi de zirkondur. Ayrıca iri ve özşekilli zirkon kristalleri yarı değerli mücevher olarak kullanılmaktadır.

Renkli seramik için istenen pek çok farklı renk, Zr’un diğer elementler ile yaptığı kombinasyonlarla elde edilir. Sarı renk için Zr-V ile ZrPb- Si, turkuaz için Zr-V -Si, gri için Zr-Co-Ni-Si ve pembe renkiçin Zr-Fe-Si kombinasyonları kullanılır. Zirkon ayrıca, seramik boyalarını sabitleştirmede kaplayıcı madde olarak kullanılır. Böylece seramikler ultraviyole ışınlardan ve kireçlenmeden kaynaklanan deformasyonlara karşı korunurlar. Sırda kullanılacak zirkonun 15 mikrondan daha ince, tercihen 5 mikron inceliğinde olması gerekir.

Zirkonyumun sağlığa etkileri

Zirkonyum tuzları düşük zehirliliğe sahiptir. Çevre için az tehlikelidir. Dişçilikte, metal desteksiz olarak hastalara uygulanan Zirkonya köprüleri, 5-6 ay sonra hastanın ağzında, diş eti çekilmelerine, diş etlerindebir takım değişik tipte alerjilere neden olabilmektedir. Zirkonyum radyoaktif özellik taşır. Bu yüzden Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde zirkonyumdan diş yapımı neredeyse durmuştur. Atom sanayinde kullanılan zirkonyumun, hafniyumdan tamamen arınmış olması gerekir.

Zirkonyumun sıcaklığa ve aşınmaya karşı dayanıklılığı yeni nesil tencere ve tavalarda da kullanımını sağlamıştır.  Zirkonun dökümcülükte kullanılan en büyük özelliği, ergimiş metale karşı dirençli olmasıdır. Tava ve tencerelerin seramik yüzeyinde zirkonyumun bir şekilde kullanılmış olmasının herhangi bir sağlık riski oluşturduğu konusunda yapılmış bilimsel bir araştırma bilinmemektedir. Ancak bildiğimiz, zirkonyumun radyoaktif özelliğinin de olduğudur.

KAYNAKLAR

Eşref Atabey, 2015. Elementler ve sağlığa etkileri. HÜ Mezotelyoma ve Medikal Jeoloji  Uygulama ve AraştırmaMerkezi yayın No: 1, 619s. Ankara.

Şefik Ramazanoğlu. 2002. Zirkonyum ve Zirkon. SAUFen Bilimleri Enstitüsü Dergisi

6.Cilt,2.Sayı (Temmuz 2002)

Ternpleton, D. 1993. “Zircon”, US Department ofThe Interior Bureauof Mines Special

Publication, Sept.l993

Toplan, N.2001. “Plazma Püskürtme Kaplama Tekniği ile Seramik Esaslı Şekilli Parça

(ZirkonyaEsaslı Tüp) Üretimi”, Doktora Tezi, SAÜ, 2001

DPT.2001. “Madencilik Özel ihtisas Komisyonu, MetalI\Madenler Alt Komisyonu, İleri

TeknolojiHammaddeleri Çalışma Grubu Raporu”, Yayın No:2622,2001

http://webmineral.com/data/Zircon.shtml

http://www.mta.gov.tr/v2.0/madenler/mineraller/index.php?id=zirkon

http://www.tıbbijeoloji.com

Sevgive saygılarımla

Dr.Eşref Atabey

7.6.2016

Hocam bu çok değerli bilgiler içinsonsuz teşekkürlerimi sunarım.. yaptığınız şey çok değerli.. sağolun varolun..sağlıcakla kalın..

8.6.2016